Her Şeyin Başı Çocukluk Ve Çocuk

554
her şeyin başı çocukluk

Psikoloklar, sorunlarımızın çözümü için çocukluğumuza inmek isterler,

Çiftler, çok zor bir sorumluluk olmasına rağmen aklı beş karış havada olan bu canlılardan (çocuk) ister ve çocuklar da bizim düzenimizi değiştirmek ister..

Her şeye rağmen bu çocuk, çocukluk veya çocukça dan neden vazgeçemiyoruz?

Bir evde çocuk varsa,

o ev evrenseldir, mutludur, huzurludur aynı zamanda streslidir de elbet. Ben size çocuk masumiyetinden evrenselliğinden ve çocuğun, çocukluğun, çocukların bir çok şeyin açıklayıcığından bahsetmek istiyorum.

Dünyadaki ideolojilere sahip olan insanlar mesela Irkçısı, Faşisti, Hümanisti, Ateisti, Teisti, Deisti.. hepsinin çocukları ve çocuklukları saf, ideolojisiz, temiz ve masumdur, tarafsızdır. Bu ideolojilerin kirli olduğundan veya kirli olmadığından bahsetmiyorum elbet! Her ne olursa olsun bütün ideolojilerin çocukları içlerinden geldiği gibi temiz davranırlar, doğaldırlar, kimseyle dertleri yoktur, kimseyi kırmazlar. Süper egoları, egoları gelişmediklerinden dolayı sinirlendirebilirler de bizi. İd’leri tavandır. Fütursüzce üzerler bazen. Güçsüz olduklarından dolayı korunma ihtiyaçları en büyük gereksinimleridir. Lakin en güzel yanı, hepsi iyidir.

Çocukların hepsi aynıdır ama bir okadar da farklıdırlar elbet. Evet şuan çok çelişkili bir cümle kurduğumun farkındayım. Bunlar nasıl hem aynı hem de çok farklı olabiliyorlar değil mi?

Düşünsenize!

Hangi eve giderseniz gidin en zararsızı onlardır. Yine hangi eve giderseniz gidin yüzünüzü ilk onlar güldürebilir, onlarla yeni girdiğiniz bir ev de yabancılık çekmezsiniz, Mesela yabani yaşamdaki “Mo” kabilesine bile gitseniz orada bir çocukla karşılaşırsanız, çocuklar fıtrarına göre davrandığından dolayı az çok tanırız onu ve yine yabancılık çekmeyiz o kabilede..

Zekaları çok ayrıdır.

Aynı ortamda bulunan yetişkinlerin neredeyse aynı kuralları ve ideolojik düşünceleri vardır. Çoğu yetişkin sorgulamadan hareket eder ama çocuklar öyle değildir. Öyle basit bir laf ederler ki, işte o zaman bir çok şeyi zorlaştırdığımızı farkederiz.

Bir çocuğu veya bebeği düşünün!

Özgürce dilediğini yapmaya çalışır. Dünyasında, hayallerinde özgür olduğu için gerçek dünyada da özgür olduğunu sanır. Ta ki kurallarla karşılaşana kadar, kurallar ona tehdit gibi gelir. Ve elbette tehditi hiç kimse sevmez.

Dünya çocukların ve bebeklerin etrafında dönüyor.

Hani çocuklar, dünya kendilerinin etrafında dönüyor sanıyorlar ya! evet onların etraflarında dönüyor aslında!

Çocukların veya bebeklerin yakınları onların saat kaçta yattığını, nelerden hoşlandığını, nasıl huyları olduklarını, okula kaçta gideceğini vs her şeylerini biliyor. Onlara göre hayatlarını düzene sokuyorlar, onlara göre alışkanlıklarını değiştirebiliyorlar.

Herşeyin başı çocukluk demiştik!

Psikolojimizin en hassas noktası olan çocukluğumuzda uğradığımız kötü psikolojik etkenler sebebiyle yaşamımız cehenneme dönebiliyor. Psikoloklar çaresizliğimiz, üzerimizdeki bastırılmış kötülüğümüzü çocukluğumuza giderek çözebiliyorlar. Bazen neden “Çocukça davranma”, “çocukluk etme” diyoruz? Belki de en çok çocuklar zarar gördüğü için belki de başka sebepler..

Ya çocukça eğlenmek!
Eğlenmek deyince Çocuklar gibi eğlenmek geliyor akla, bu da şunu gösteriyor ki en çok çocuklar gibi eğlenmek seviliyor. İçimizdeki çocuk yani çocuk yanımızın katili olursak hayatımız da bitiyor. Yaşarken ölüye dönüyoruz.

Çocuklar gibi hayal kurarak bulmuş İzafiyet teorisini, Kütle çekimini Einstein. Çocuk gibi her yere gitme isteğimiz bizi Ay’a çıkarmış. Çocuk gibi düşünerek kolaylıkla bulmuşuz en zor denen birçok şeyi, o zaman neden çccukluğa gitmiyoruz ki dimi? Bazen neden çocuk gibi davranmayalım ki? Neden yanımızda bir çocuk olsun isteriz ki, dimi?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here