Ana Sayfa Yazarlar Yazar: Gezgin Betül Yurt

Gezgin Betül Yurt

1 İÇERİKLER
10 Kasım 1992’de İstanbul’da doğdum. İki yaş büyük abim ve iki yaş küçük erkek kardeşimle birlikte beş kişilik bir ailede büyüdüm. Erkeklerle büyümenin insana pek çok   konuda artısı ve eksisi oluyor.Mesela sırf onlarla birlikte olabilmek adına ustalığınız bebek oyunlarından arabalar ya da top peşinde koşturmalara doğru kayabiliyor. Süreç içinde karaktere etkilerine belki çok girmemeliyim ama kısaca naif genç kız yapısını ezdirmemek için biraz hırçınlık hamura katılmış oluyor. Tabii ki yaramazlık da… İlköğretim yıllarım pek parlak değildi.Devamında Sağlık Meslek Lisesi Laboratuvar bölümüne yönlendim ancak burada da ilk iki yıl umut yoktu.Ne zaman ki eğitmenlerimiz yapacağımız işin insanlara nasıl dokunabileceğini hissettirmeye başladılar,işte o andan sonra kalan iki yıl başarıyla geçti.Özellikle stajlarda, insanlara yardım etmekten büyük mutluluk duyduğumu daha iyi anladım. Üniversiteyi bölüm değiştirmek istemediğim için -maalesef iki yıllık olan- Edirne Trakya Üniversitesi Meslek Yüksek okulunda tamamladım. Edirne’deki öğrencilik yıllarım için ‘Lale Devri’ diyebiliriz.İstanbul’a yılda iki ya da  üç kez zorla geliyordum. Temelli dönüşten sonra kısa süreli bir bunalım yaşadım doğal olarak.Bunu atlattıktan sonra da bir özel hastanede iş buldum.Ailesel problemler, iş yerindeki sıkıntılar derken bir yıl geçti.Orada tanıdığım bir arkadaşım sayesinde de,son altı yıldır çalıştığım iş yerime kavuşmuş oldum. Uzaktan izleyenlere göre problemsiz bir hayat yaşıyorum.Ancak gerçek şu ki,ufak şeyleri problem etmeyen benim.Sevdiğim,değer verdiğim insanların hayatlarını kolaylaştırmaya çalışmak da hamurumun mayasında var.Ve keyif yapma fırsatını bulunca da anı kaçırmam. Dünyaya bir kere geldiğimizin farkındayım.Sadece bunu bilerek yaşayan insanların daha iyi anlayabileceği bir hayat şeklim var. Dünyanın güzelliklerinden kendimi mahrum bırakmıyorum ve koşullar el verdiği sürece, bir toplumda yaşadığımı da unutmadan hayata devam ediyorum. Nefes alan her canlıya saygı duyarak, değer vererek yaşıyorum. İnsanları inançları,yaşam şekilleri ve ortamlarıyla yargılamamayı öğrenerek büyüdüm. Ben de önyargısız,katı kuralsız ve esnetilebilir bakış açıları geliştirdim. Kendi oluşturduğum sınırlarımda sonuçlarıyla yüzleştiğim seçimlerim oldu ve bunları inancım ile belirlediğim bir yaşam normu şekline dönüştürebildim. Klişe ama para yerine insan biriktirmenin hala daha önemli olduğunu düşünüyorum.