Affetmekte Neden Zorlanırız?

affetmekte neden zorlanırız

“Bana yapılanı asla unutamıyorum.’’, “Sürekli kafamın içinde bunu düşünüyorum.’’, “O insanı görünce çok sinirleniyorum.’’, “Beni kıranları bende kırmak istiyorum.’’ gibi düşüncelere sahipsen veya bir başkasının nasıl kolaylıkla affedebildiğini merak ediyorsan bu yazı tam sana göre.

Öncelikle bilmen gereken; affetmek karşımızdakine değil, affetmek kendimize yaptığımız bir iyiliktir.

Peki, ama neden affetmekte zorlanırız?
  1. Bunun ilk sebebi birçok şeyde de karşımıza çıkan “zaman’’ faktörü olabilir. Öfkenin ve kırgınlığının üstesinden gelemediğini düşünüyorsan belki de kendine üstesinden gelmek için yeteri kadar zaman vermemişsindir. Yaşanılan olayı kafanda sürekli tekrarlıyorsan, keşke ile başlayan cümleler kurarak kendini o anda tutuyorsan biraz dur ve önce öfkeni kabullen daha sonra affetmeye çalışırsın. Affetmek hakkında düşünmeden önce kafanı dağıtacak kısa bir gezintiye çıkabilir, belki açık havada bir yürüyüş yapabilirsin veya güvendiğin bir arkadaşınla duygunu paylaşmak bu aşamada sana iyi gelebilir. Bu, zihninde olaylar ve affetmek arasına mesafe koymanı ve sakinleşmeni sağlar.
  1. Affetmekte zorlanmamızın ikinci ve bana kalırsa bizi en çok zorlayan sebebi ise karşımızdakini affettiğimizde onun olaydan hemen kurtulacağını ve yaptıklarının sorumluluğunu almayacağını düşünmemizdir. Biz kırgınlığımızla mücadele ederken onun sanki olay hiç yaşanmamış gibi hayatına devam etmesini istemeyiz. Hatta bunu düşündükçe bile kendimizi çok kötü hissedebiliriz. Karşısına geçip, “Hey! Yaptığın şey beni incitti, sana çok kızgınım.’’ diye bağırmak dahi isteriz. Çünkü kızgınızdır ve onu gördükçe daha da artar kızgınlığımız. Ama gerçek şudur ki aslında affetmek onları özgür bırakmak değildir, kendimizi özgür bırakmaktır.
  1. İntikam! Evet, itiraf edelim, hepimiz intikam isteriz. İntikam duygusu da affetmekte zorlanmamızın bir başka sebebidir. Adalet isteriz. “Sen beni incittiysen ben de seni incitmeliyim.’’ Ama üzülerek söylemeliyim ki dünya böyle bir yer değil ve inanın bana karşınızdakini ne kadar incitirseniz incitin sizin kırgınlığınız geçmeyecek. Hatta sebebi ne olursa olsun birisini incittiğiniz için pişmanlık duyabilirsiniz, pişmanlık da kendinizi daha da kötü hissetmenize sebep olabilir.
  1. Sonuncu ve benim de kendi içimde fazlasıyla mücadele ettiğim sebep ise, karşımızdakinin onu affetmemiz için henüz özür dahi dilememiş olmasıdır. Bazen tek ihtiyacımız olan bir özürdür. Hatasının farkına varmasını, bizi kırdığı için pişman olmasını ve bunu da bir özürle bize yansıtmasını isteriz. “Küçük bir özür olanları çözer mi?” diye düşünebilirsiniz ama karşınızdaki tarafından anlaşılmış olmak inanın bana bir çok şeyi çözebilir. Burada da problem şu ki, biz karşımızdakinin yapacaklarını ve/veya söyleyeceklerini kontrol edemeyiz. Tek bir özrün bizi rahatlatacağına inansak bile karşımızdaki bunu düşünmezse hiçbir şey yapamayız. O yüzden gerçek şudur ki, kimseden bir şey beklemeden, zihnimizdekileri kendimiz çözümlendirmeliyiz.

Yukarıda affetmenin neden zor olduğu hakkında konuştuk, şimdi de affetmek neden önemlidir bunun hakkında biraz konuşalım. Negatif duygular ve düşünceler enfeksiyon gibidir. Yaydıkları virüs tüm vücudunuzu sarar. Kızgınlık, kırgınlık, nefret ve üzüntü gibi duygular sizin mental sağlığınıza, çevrenizdekilerle kurduğunuz ilişkilere zarar verir, uykularınızı kaçırır ve tüm bunlar fiziksel sağlığınızı da etkiler. Olumsuz duygular size sadece zarar verir. Kendinizi bu zarardan kurtarmak için sadece ve sadece kendiniz için affetmeyi seçmek önemlidir.

Affetmeyi seçmek bize kendimizi iyi hissettirir ve bizi özgür kılar. Peki, ama nasıl affetmeye başlayacağız?
  1. Affetmeye başlamanın ilk aşaması önce kendinizi affetmektir. Öfkeniz ikinci duygunuzdur. Öncelikle kendinize zaman vermeli ve kendi duygu düşüncelerinize odaklanmalısınız. Acıyla nasıl baş ettiğinizi keşfetmelisiniz. Kendinizi keşfettiğinizde de affetmeyi seçmeye yaklaşacaksınızdır.
  1. Yaşanılan her şeyi zihninizde sürekli canlandırıyor, düşünceler içerisinde sürekli kayboluyor, keşkeler içeren cümleler kurmaktan kendinizi kurtaramıyor, karşınızdakinden sürekli özür beklediğinizi düşünüyorsanız, DURUN! Kendinizle kavga etmeyi bırakın, nasıl üstesinden geleceğinizi düşünün ama bunu düşünürken kendinize kötü davranmayın, nazik olun. Sürekli kendinizi eleştirmek, bir virüs gibi vücudunuza ve zihninize yayılır. Bundan kurtulun ve kendinizle kavgayı bıraktığınızda affetmenin ne kadar kolaylaşacağını görün.
  1. Affetmeye giden sonuncu yol ise; öfkenizin ve kırgınlığınızın sizi nelerden alıkoyduğunu düşünmeniz. Bu ağır duyguların size ne kadar zarar verdiğini tartın ve bunlardan kurtulduğunuzda ne kadar rahatlayacağınızı düşünün. İstemez misiniz? Bu bir tercih Bilim, bize düşüncelerin duygulara dönüşeceğini söylüyor. Düşüncelerinizi değiştirirseniz; size ağır gelen, zihninizi meşgul eden duygularınızdan da kurtulabilirsiniz. Yukarıda da bahsettiğim gibi negatif düşünceler bir zehir gibi vücudunuzu sarar ve yavaş yavaş size zarar vermeye başlar. Zihninizi bu zehirden temizlemek sizin elinizde. Yapacağınız küçük değişikliklerle yüklerinizden kurtulduğunuz pozitif bir hayat mümkün. Ve siz, o hayatı hak ediyorsunuz.

Hayatınızdaki güzellikleri keşfetmeniz dileğiyle…

5000+ ABONE ARASINA KATILIN

Bültenimize Abone Olun, Birbirinden Güzel Yazıları Kaçırmayın!

Abone Olduğunuz için Teşekkür Ederiz.

Bir hata meydana geldi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here