Damar Sözler

40
Damar Sözler

Damar sözler arasında en merak edilen ve dikkat çekenleri sizler için derledik. İnsanların özellikle duygusal olduğu zamanlarda ya da herhangi bir konuda acı çektiği zaman, haksızlığa uğradığı zaman araştırıp paylaşmak istediği sözlerin damar sözler olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. Özellikle sosyal medya hesaplarında sık sık paylaşım yapan kişiler bu platformlarda yer alan sayısız damar söze mutlaka denk gelmiştir. Sizin de whatsApp, İnstagram, Twitter ve Facebook gibi hesaplarınızda paylaşabileceğiniz efsane damar sözlere içeriğimizde yer verdik. Öyle ki sizler için her duyguya hitap eden ve en çok öne çıkan tam yerinde damar sözlerin hepsini listeledik! İşte o damar sözler

Sonra yine bir sigara daha yakıyorsun ve gökyüzünü seyrediyorsun. İşte burada başlıyor en acı hikâyelerin özeti… Bakıyorsun ki her şey yerli yerinde de, insan sadece kendini ziyan etmek ve üzmekle kalmış…

Güzel olan şeyleri herkes ister. Bir dostu, bir geceyi, bir günü ve daha fazla güzel şeyi… Önemli olan ise hepsini dikenine katlanırcasına sevmektir.

Ben seni benim yanımdayken de özlüyorum. Bunun adına ne dersen de ama ben sensizliğin nefessiz kalmak olduğunu söylüyorum kendime!

Sen benim hayatım boyunca doğru bildiğim tek yanlışım oldun! Hatta tövbesini bile edemediğim bir günah oldun. Sen benim en acıyan ve kanayan yaram oldun artık… Dilerim sen mutlu olursun da ben acılı kalırım… Çünkü senin mutlu olmanı kendimden daha fazla isteyecek kadar çok seviyorum!

Ar damarındaki çatlağın tedavisi yoktur! Birde sensizliğin tedavisin bulamıyorum… Çünkü hayırlısı olsun demeye başladığım gün ben her şeyi Allah’a teslim ettim…

İkimizi de yormak istemiyorum artık. Alıştım aramızda olan her şeye. Kavgaya da, acıya da… Karar verdim ki her halimiz rezillik. Artık ne sen sor beni ne ben isteyeyim seni…herkes kendi yoluna..!

Ben hiçbir fikrimi kimseyle paylaşmam. Çünkü insanların fikrimi bulandırıp değiştirmesinden korkarım. Ben tüm fikirlerimi sadece seninle paylaşmaya cesaret etmiştim, ama sende ben bir kalemde sildin ve gittin…

Sen benim kanayan yaram, varamadığım sevdamsın. Sen benim hayatımın başlayıp son bulduğu ince çizgide saklı kalanımsın..

Tüm şairler şiir yazarken, ressamlar resim yaparken ve sanatçılar müzik yaparken bunları neden yapıyorlar sanıyorsun? Hepsini daha fazla sevgi ve aşk dolu bir hayata olan umudumuzu yitirmeyelim diye yapıyorlar… Sen gidip de bana acı çektirmesen ne şairler yazabilir, ne ressamlar çizebilir ne de sanatçılar şarkılarını seslendirebilirdi…

Ey benim canım sevgilim… Dünüm, yarınım, geleceğim ve geçmişim.Sen benden gittin ama, olurda nefes alamazsan ve ciğerin acıyla dolarsa sadece bana gel! Ben senin diğer yarın olarak her zaman derdine ortağım. Tıpkı bir zamanlar sevgine ortak olduğum gibi… Çaresiz çilene de sevdasız yüreğine de razıyım, sen hep gel, her halinle gel…

Her an imtihanda olduğunu unutma! El de senin, dil de senin bel de. Hepsine yalnızca sen hakim olabilirsin.

Müslüm babanın da dediği gibi, hangimiz sevmedik ki?

Bana dedi ki ne iş yapıyorsun, ona dedim ki duygu hamalıyım ben. Nasıl yani dedi? Elimden tutup yüreğime dokunmasını bilenin yüreğini taşımaktır vazifem dedim…

Sen benim bıkmadığım, acısına katlanmayı her şeye rağmen göze aldığım, nefesimi paylaşmak istediğim ama ne olduysa hevesi kursağımda kalmış sevdam oldun…

Ben seni severim sevmesine de, senin yüreğin kirli sularda yüzmeye başlamış.

Aslında kimse seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen hep yanlış insanları sevip yanlış insanlara yüreğini açıyorsun. Beklentini azalt, insanları seçmeyi iyi bil. Çünkü insanları seçebildiğin gün pişmiş olacaksın…

Sen benim kaderimsin diyip bastırıyorum acıyan her yanımı. Sen benim kaderim değil de tercihimdin oysaki… Şimdi gidişinden kalan acıyı paşa paşa çekmeye devam ediyorum…

Bazı insanların bir değil, iki değil bazen beş yüzü bile olabilir. Öyle ki sana gedikleri anda dünyanın en iyi insanı sanırsın onları. Oysaki onlar her zaman farklı maskeler kullanırlar. İyi sandığın katil, katil sandığın şerefsiz çıkabilir… Sen de hayatıma giren katilim oldun işte… Şerefsizliğini saymaya bile kelimeler yetmez.

Biz seninle tek suçu bir anlık hevesle sevgiye inanmak olan insanlar olduk. Biz bir anlık hevesin kurbanlarıyız. Ansızın denk geldik, ansızın sevdik ve sen ansızın beni bırakıp gittin…

Binlerce kez düşsem de kimsenin yoluna taş koyacak kadar merhametsiz biri olamam ben. Varsın canımı yaksınlar, elbet ilahi adalet yerini bulacaktır! Buna inandığım günden beri bana zarar verenlere zarar vermek için kılımı bile kıpırdatmayacak kadar rahat uyuyorum.

Ben giderim gitmesine de senin şerefin bu gidişi kaldıracak kadar ağır güçlü değil..!

Biz kimsenin varlığı ile var olmadık, yokluğunda da eksik kalmayız!

Hayat zorlukları sever ama kula asla kulluk edilmez.

Biz dosta vefayı da biliriz, yâre sevdayı da… Yeter ki yar sevdalı dost da vefalı olsun..!

Bazılarının karakteri yerlerde gezmeye devam ediyor, çünkü onlar ayakaltında sürünmeyi yılan gibi seviyorlar…

Eğer herkesi dost bilip yüreğini açarsan, düşmanlara gerek kalmaz, çünkü dost bildiklerin yapar gereğini…

Diyorlar ki neden damar sözler paylaşıyorsun, diyorum ki damarıma basan şerefsizler bir türlü bitmiyor…

Eğilmeyen başım düşse de her zaman derde, boyun eğmediğim hiçbir zaman namerde…

Üşüdüğüm zaman camı kapatmasını bildiğim gibi, keşke sevilmediğimi de anladığım zaman yüreğimi kapatacak cesareti bulabilsem…

Güzel Sözler

Diyorlar ki yüzün neden bu kadar soldun, gözlerin ise dolu dolu… Bilmiyorlar ki o gidince yeğim soldu da yüzüme de, gözüme de yansıdı…

Derdim dedim durdum, sonra onun derdini görünce kendi derdimden utanır oldum. Çünkü hayat ona daha acımasız davranmıştı!

Ne sevmeye heves bıraktılar ne de gülmeye takat…

Sevmedikçe yaşayamam derdim ama o zaman gidişinle bu kadar yıkılıp da sonra güçleneceğimi bilmiyordum.

Hiçbir göz sebepsiz yaşarmadığı gibi hiç bir gönül de sebepsiz soğumuyor.

Bilmiyor ki, onun korkup da yanaşamadığı her uçurumdan atladım ben…

Düşmekten korkmuyorum senin gitmenden korktuğum kadar…

Acılarımı da, sevdalarımı da sandıklara kaldırdım. Bir daha hiçbir insan senin yerini de bıraktığın acının yerini de tutamaz olsun diye… Sen benim en değerlimken kanayan saklı yaram oldun artık.

Sen giderken benim ekmeğime hoşça kal sürdün. Ben ise o ekmeği yerken aşk acısıyla doldum. Şimdi izle de gör, aşk acısıyla doyan karnım sana ne şiirler yazacak…

Gece bir türlü uyuyamayan insanların, gündüze sığdıramadıkları acıları vardır.

Sen benim yanıma hiç yakışmadın ki. Sen yüreği beş para etmezlerin sofrasına ve yüreğine yakışırsın! Şimdi git, kendin gibilerle yoldaş, sırdaş ve aşkdaş olmayı dene de gör…

Yaram derin, sızım ince. Yüreğim kor, zihnim ateş! Ben kül, sende yeniden doğmuş bebek gibi hür..!

Bilemedim sevgilim. O kadar güzel baktın ki gözlerime, sevmekten ziyade ölmek geldi içimden…

Bu gözlerimin tek manzarası sen ol. Her baktığım yerde sadece seni görmek ve mutluluğa doymak istiyorum. Ama sen şimdi başkasının manzarası olmayı tercih ettin…

Ben ne acımı ne aşkımı bülbül gibi dillendirmedim. Ben sessiz ve sakin bir köşede acısını çeken pervanelerden olmayı tercih ettim. Sense gidişine hiç üzülmediğimi düşündün.

Kıyamam, dayanamam dediğim ne varsa, hepsi bana hem kıydı hem de dayanmayı öğretti.

Ey yar, ben artık senin yolunda her şeyi göze aldım. Yağmur desen yağmur, kar desen kar ateş desen ateş olmaya hazırım…

Seni görmeden her an isteyen bu gönlüm, görünce nasıl dayansın ki sana…

Sen hangi şiirin dizelerinden kalktın geldin de şu hayatımı bertaraf ettin ey sevgili…

Ne sen Leyla olabilirsin, ne de ben Mecnun… Aşk defterini artık burada kapatalım diyorum.

Ey yardan öte can, ey sevdiğim, ey benim acılı yaram… Sen nasıl kendine kıydın, beni de mi hiç düşünmedin? Giderse bu kadın ne yapar demeden gittin bu diyardan…

Vedalar basit sevenlerin işidir, çünkü gönül de ve has olan hiçbir sevda vedayı kaldıramaz… Sen beni basit sevdin, ama benim yüreğim gidişini kaldırmıyor…

Çok seven insanları çok da güzel harcarlar…

Ben sevmesine severim de, senin karakterin benim sevgimi kaldırır mı bilemedim…

Ben kimseye kal demem, seven kalır, sevmeyen ise gider. Ve ben kimse için yas tutmam. Ama sen bende bir başka yas hali olmayı bile başarmıştın, kaybettin!

Acılarımı de kederimi de topladım bavula. Onlar beni nereye götürecek hiçbir bilgim yok.

Bir dön de arkana bak, bugüne kadar gitmez dediğin kaç kişi kaldı ki yanında?

Kaç kadeh kırıldı şu gönlümde de bir türlü seni unutmayı başaramadım…

En uzun yolculuk bir uçtan bir uca gitmek değil de, bazen seven iki insan arasındaki mesafelerden ibarettir.

Giderken boğazımda bıraktığın mutluluğumu, sırtıma vura vura çıkarabildiler.

Ben ölünce belki ağlarsın da, sen ağlasan ben ölürüm be adam.

Çölüme geldin, çöl gitti papatya tarlası oldum. Gidince ise çölden beter hale geldim… Keşke hep çöl kalsaydım.

Bir güldün, dünyanın rengi değişti, bir gittin dünya sadece siyaha büründü.

Sevdalarımı düşündüğüm her an lanet ediyorum kendime. Neden çok severken hep üzülen ben oldum ki diyorum. Sonra kendime geliyor, onlar bunu hak etmediler de üzülen sen oldun diyorum.

Şu gidişinle kuruyup da kurak gönlüme su serpmeni hala bekliyorum. Ne geliyorsun, ne de gönlümün kuraklığını biliyorsun…

Ben buna özlemek dersem haksızlık olur, bunun adı kış günü ateşin içinde gibi hissetmek kadar büyük bir yangın.

Gönül almayı bilmeyen kimseye gönlümü cesaret edip de emanet edemem.

Bu kentin en tenha yeri neresi derlerse artık onun gönlü dersin.

Her anımda aklımdasın, bir selam versen çok mu şey eksilir sende?

Beni gidişinle asla sınama, çünkü o sınavı asla geçemem…

Bu gidişin hiç adil değil! Kokun bende, gönlüm ise sende kalıyor sevgili.

Uzaktasın şimdi, öyle uzaktasın ki gönlümün en ücra köşelerinde…

Çıkarın tüm sigaraları, bu gece acı çekiyoruz.

Biz seninle gün yüzü göremedik. Bari aynı kabirde sır olup kaybolalım sevdiğim.

Dilim elbet susar da, sen anca gönlüm sustuğu zaman korkmaya başla sevgili.

Acaba düzelir mi diye bekledim yıllarca. Baktım yıllandıkça daha beter oluyor veda ettim sevdama.

Yorma beni artık sevdiğim, kılını kıpırdat da çıkalım artık şu çamurlu sudan. Zira ben artık çok yoruldum.

Tam şurama batan bir şey var, bıçak gibi ama adı özlem sadece…

Mevzu derin yakın sigaraları geliyorum!

Nasıl da güzel uyuyorsun sevgilim, sanki kalbimi kırıp da beni ağlatan sen değilmişsin gibi hafif bir uykuda.

Her sabah uyandığımda yaptığım ilk iş seni sevmek. Tüm günü bu işle bitiriyorum.

Tek bir ihtiyacım var. Ne para ne iş ne de başka bir şey. Sadece birazcık sen…

Kahrolsun seni göremediğim ve yanında olamadığım her dakikaya!

Mutluluk pahalı değil, insanlar ucuz olmayı tercih ediyor.

Senin yokluğunda içtiğim her sigara adeta sen kokuyor sevdiğim.

Gülüşün aklıma gelince, gözlerimden yaşlar damlıyor.

Gönlüm yorgun, dilim suskun. Ama sen hala çok mutlu…

Oksijen şart mı bilemem ama kokun olmazsa ölürüm.

Sen benim en güzel hislerim, yarınımsın. Sen benim dayanamadığım tek insan, bakmaya kıyamadığım yârimsin. Bir kere sevsen ne olur ki?

Mevtam ne derse o olur! Keşke seni bana yar edeceğini söylese.

Ben ilk görüşte aşık olmadım, ilk gülüşte sevdalandım.

Hücrelerime kadar kırgınım artık sana. Kırgınlığımın geçmesi için her hücremi öldürmen lazım.

Zor gün dostu var mı ki? Ben baktım çevreme kimse göremedim.

Beni bile kaybetmeyi başardıysan, demek ki seni kazanmak için artık kılımı kıpırdatmaya değmezsin.

Geçen gün meyhaneye gitmişsin ama seni içeri almamışlar. Çünkü o meyhane gamsızlara kapalıymış.

Zaman seni bana geri getirecekse, hiç durmadan hızlıca aksın. Yaşımı alsın, gençliğimi alsın ama aksın…

Beni yıpratan hayat değil ki, beni mahveden kahpe ruhlu insanlar sadece!

Aşkın her halini gördüm, tattım ve yaşadım. Artık aşkın ne hali varsa görmeye gidebilir!

Tıpkı evime gelen misafirlerin çocukları gibiydin. Geldiler, dağıttılar ve gittiler. Tek farkınıza onlar evime geldi sen ise yüreğime…

Dost sanmıştım seni, oysa sırtımdan ilk vuran sen oldun. Hani bana demiştin ya iyi gününde, kötü gününde her zaman seninleyim diye. Şimdi git ne iyi günümde ol ne de kötü günümde.

Sen yaşa da benim için başka hiçbir şeyin önemi kalmadı.

Sensizlik beni mahvediyor. Bensizlik ise seni mutlu ediyormuş. Kursağında kalsın mutluluğun, sensizlik tadında bir mutluluk diliyorum sana.

Ben neden gittin demem, gittiysen bir daha gelme derim! Çünkü hiçbir gitme sevdaya dâhil değildir bilirim.

Yeri gelir sevdiğin değil sadece annen, baban, dostun, arkadaşın olur. Yeri gelir vefasız bir insan da olabilir! Sen vefasız olmayı tercih ettin sevdiğim.

Ben seni bilmem ama beni sen bilseydin böyle yapmazdın. Aldatmak bir kadına yapılabilecek en büyük kötülük. Dilerim ki kırdığın yerden kırılırsın.

Beni gerçeklerle incitmene kızmam, ama beni yalanlarda rahatlamaya çalışırsan işte o zaman silerim!

Tuttuğun sözler dürüstlüğün gözlerin ise samimiyetindir. Sen ne dürüst olabildin ne de samimi. Çünkü sözünde durmadın ve gözlerin hep yalancı bakışlara ev sahipliği yaptı.

Kötü günümde yanımda olmayanlar, iyi günümde kapıma koşmasınlar! Şimdi iyiyim uzaktan izleyebilirsiniz.

Sevmek benim için sadece vazgeçmek oldu. Çünkü hep yanlış insanları sevdiğimi fark ettim.

Uzaktayım diye üzülme, ben seni orada da aynı tutkuyla severim.

Gözlerin doğuyor her anıma, bir çift kor ateş gibi…

Gidince ne kazanmak için gittin bilmiyorum ama tek duam beni kaybettiğine değmiş olsun da canın yanmasın.

Bazen durup düşünüyorum da… Ne dost kalmış dünya da ne de gerçek sevda. Ben bu yüz yılı hiç sevmedim üstadım. Beni maziye götürün ve bırakın.

Aşkın masum değildi senin, tıpkı karakterin gibi…

Sen benim savaşmak için ayağa kalktığım gücümdün. Sen gittin savaş bitti, yenilgi ikiye katlandı.

Bazen doğruyu bulabilmek için ara vermek gerekir. Ara verildikten sonra yanlış olan hiçbir şey kalmaz.

Utanmaya gerek yok, sen sevdin ve yüceldin o ise gitti ve kaybetti. Giden utansın…

Annem gibi seveceksen kal ama düşman gibi sinsice duracaksan da git.

Gitmen beni üzmedi de, seni sevmiyorum artık demen kahretti.

Çocuklarımız olacaktı, biri sana biri de bana benzeyecekti. Şimdi sadece acımız oldu ve o sadece sana benziyor.

İnsan elindekinin kıymetini asla bilmez, her zaman dahasını merak eder. Ve bilmez ki insanın başına ne gelirse meraktan gelir, kıymet bilmezlikten gelir…

Tek bir gerçek var oda şu ki, ben senin hayalindeki insan olmadığımı artık anladım.

Dostum der susarım, sevdiğim der susarım, değerlim der yine susarım. Ama hiçbir gidişe ne susarım ne de tahammül ederim.

Sen gitme hep yanımda kal. Sensizlik oksijensizlik gibi…

Ben buraları terk ederim etmesine de aklım sende kalır.

5000+ ABONE ARASINA KATILIN

Bültenimize Abone Olun, Birbirinden Güzel Yazıları Kaçırmayın!

Abone Olduğunuz için Teşekkür Ederiz.

Bir hata meydana geldi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz