Özgüven, kısaca bakacak olursak kişinin kendine duyduğu güven ve kendisiyle barışık olması anlamına gelir. Bir başka açıdan baktığımızda bireyin kendi değerini ve yeteneklerini tanıması, sınırlarını bilmesi ve iç huzurla kendini kabul etmesidir. Özgüven sahibi olmak, başkalarının olumsuz düşüncelerinin sizi yönlendirmesine izin vermemek ve hayatınızın direksiyonunda bizzat kendinizin olması demektir. Psikoloji alanındaki araştırmalara göre; özgüven kişinin ruh sağlığını, başarı ve mutluluk üzerindeki kritik rolünü ortaya koymaktadır. Bu nedenle dünyanın birçok kültüründe baktığımızda özgüven, değerli ve arzu edilen bir kişisel özellik olarak kabul görür. Hayatınızın daha mutlu, huzurlu ve tatmin edici geçmesi için sağlıklı bir özgüven seviyesine sahip olmanın büyük bir avantaj sağladığını unutmamak gerekir.
Özgüven duygusu, çocuklukta gelişmeye başlar. Bebeklikten itibaren bakım verenlerin sevgi ve desteği, çocuğun temel güven duygusunu oluşturur. Çocuk sevildiğini ve güvende olduğunu hissettiğinde, zamanla kendi becerilerine güvenmeyi öğrenir. Aşırı eleştirel veya aşırı korumacı bir aile ortamı çocuğun özgüven gelişimini olumsuz etkileyebilir. Yetişkinlikte de kişi, geçmişteki olumsuz deneyimlerin etkisini doğru adımlarla azaltarak kendi özgüvenini güçlendirebilir.
Peki, özgüven eksikliği yaşadığınızda ne olur? Özgüveniniz düşükse günlük yaşamınızda ve ilişkilerinizde hangi sorunlarla karşılaşabilirsiniz? Aşağıda özgüven eksikliğinin olumsuz etkileri, özgüvenli olmanın faydaları, toplum hayatındaki yeri ve dengeyi korumak için dikkat edilmesi gereken noktalar ele alınmıştır. Ayrıca, özgüveninizi geliştirmek için atabileceğiniz adımlara da değineceğiz.
Özgüven Eksikliğiniz Varsa, Ne Gibi Olumsuz Etkiler ile Karşılaşırsınız?
Özgüveni düşük bir kişi genellikle kendini huzursuz ve endişeli hisseder; önemli kararları vermekte zorlanır ve kendi yeteneklerinden sürekli şüphe duyar. Özgüven eksikliği, bireyi adeta rüzgârda savrulan bir yaprak misali başkalarının fikirlerine aşırı bağımlı hale getirebilir. Kendi kararlarınızı vermekte tereddüt ederseniz ve sırf çevrenin yönlendirmesiyle hareket ederseniz, istemediğiniz yollara girip sonrasında pişmanlık yaşayabilirsiniz. Hata yapma korkusu veya adım atmaktan çekinme nedeniyle iş veya okul hayatında potansiyelinizin altında kalma riski oluşur.
Ayrıca özgüveni düşük kişiler, sosyal ilişkilerinde kendilerini ifade etmekte zorlanır ve çevrelerindeki insanların onayına aşırı derecede ihtiyaç duyarlar. Özgüven eksikliği olan kişinin kendini değersiz görmesine neden olarak kıskançlık ve güvensizlik duygularını tetikleyebilir. Örnek verecek olursak, kendine güveni olmayan biri partnerinin sosyal hayatından rahatsızlık duyup sürekli onay bekleyebilir. Diğer bir taraftan, böyle bir kişi sınır koymakta ve olumsuz durumlarla baş etmekte de zorlanabilir. Ayrıca problem çözmek yerine kaçınma davranışları gösterebilir. Etrafınızdan gelen eleştirilere karşı da aşırı hassasiyet geliştirebilirsiniz, çünkü her olumsuz geri bildirimi kişisel bir eksiklik olarak görme eğilimi doğabilir. Bu da hem sizi mutsuz eder hem de ilişkilerde gerginlik yaratır.
Sonuca bakacak olursak özgüven eksikliği, hayat kalitenizi düşüren, başarılarınızı engelleyen ve ilişkilerinizi zedeleyen ciddi bir sorundur. Sürekli eleştiri almak veya başarısızlıklarla karşılaşmak, özgüveni düşük bir insanı daha da içe kapanık hale getirebilir. Kişi zamanla bu kısır döngüden çıkamayacakmış gibi hissedebilir ve umutsuzluğa kapılabilir. Bu nedenle özgüven eksikliğinin farkına varmak ve üzerinde çalışmak, daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam için önemli bir adımdır.
Özgüven Sahibi Olmanın Önemli Yanları Nelerdir?
Özgüven, öncelikle özgür ve bağımsız bir birey olmanın temel şartlarından biridir. Kendi duygu ve düşüncelerinize göre hareket edebildiğiniz, kendinizle barışık olup iç sesinizi dinleyebildiğiniz sürece gerçek anlamda özgün bir yaşam sürebilirsiniz. Özgüveni yerinde olan bir kişi, istediği hedeflere doğru cesur adımlar atabilir ve kimsenin onu yolundan alıkoymasına veya hevesini kırmasına izin vermez. Kısaca, kendine güvenmek mutlu, üretken ve kendisiyle barışık bir insan olmanın anahtarıdır.
Araştırmalar göstermiştir ki özgüven, insanların hayatlarına yön vermesinde adeta itici bir güç görevi görür. Özgüveni yüksek bireyler karşılaştıkları zorluklar karşısında hemen yılgınlığa düşmek yerine çözüm yolları ararlar. Böyle bir kişi, değiştiremeyeceği durumları sükûnetle kabullenir, değiştirebileceği konularda ise harekete geçecek cesareti gösterir ve bu ikisi arasındaki farkı ayırt edebilecek olgunluğa sahiptir. Bu tutum, hem iş hayatında hem de özel yaşamda başarıya ulaşmayı kolaylaştırır. Özgüvenli insanlar genellikle daha huzurlu ve rahattır; çünkü sürekli kendilerini sorgulamak yerine anın tadını çıkarabilir, enerjilerini hedeflerine yönlendirebilirler. Kendine güvenen bir birey başarısızlık durumunda bile bunu kalıcı bir yenilgi olarak görmez, ders çıkarıp yoluna devam eder. Sonuç olarak özgüven, kişinin iç dünyasında dengeyi sağlayarak daha sağlıklı bir psikolojiye ve çevresine de olumlu bir etki yaymasına yardımcı olur.
Bireysel ve Toplumsal Yaşamda Özgüvenin Önemi
Özgüven, toplumsal yaşamda başarılı olabilmek için de kilit bir özelliktir. Kendine güvenen kişiler, toplum içinde kendilerini daha rahat ifade edebilir ve yeni insanlarla iletişim kurmakta genellikle zorlanmazlar. Örneğin, okul veya iş ortamında fikirlerini çekinmeden dile getiren, girişken bir tavır sergileyen insanlar çevrelerinde daha fazla saygı uyandırır. İş görüşmelerinde veya ekip çalışmalarında da kendini iyi ifade eden ve yaptığı işe güvendiğini gösteren bireylerin fark edilme ve liderlik pozisyonlarına yükselme şansı yüksektir. Toplum içine karışmak, sosyal ilişkiler kurmak ve başarılı bir kariyer inşa etmek için özgüven adeta bir gerekşart gibidir. Nitekim özgüvenli kişiler, kendilerini toplumda daha rahat gösterip özgüvensiz kişilere kıyasla ilişki kurma konusunda daha az problem yaşarlar.
Bireysel özgüven zamanla içinde bulunduğunuz toplumu da olumlu etkiler. Özgüvenli bireyler sadece kendi hayatlarını iyileştirmekle kalmaz, etraflarındaki insanlara da örnek olarak onlara cesaret aşılarlar. Özgüven sahibi birinin pozitif enerjisi, ailesine, arkadaşlarına ve çalışma ortamına yayılabilir. Elbette toplum içinde özgüven sergilerken dengeyi korumak önemlidir. Kültürümüzde bazen özgüvenli tavırlar yanlış anlaşılabilir; aşırı özgüven, kibir olarak algılanıp tepki çekebilir. Bu yüzden toplumsal ilişkilerde özgüveni tevazu ile dengelemek gerekir. Kendine güvenmek, başkalarını küçümsemek anlamına gelmez – tam tersine, hem kendine saygı duyup hem de başkalarına aynı saygıyı gösterebilmektir. Özgüvenin sağlıklı sınırlar içinde kalması, hem toplum tarafından olumlu karşılanması hem de kalıcı ve uyumlu ilişkiler sürdürebilmeniz için gereklidir.
Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?
Özgüven sahibi olmak son derece olumludur fakat dikkat edilmesi gereken ince noktalar vardır. Öncelikle, özgüvenli olmak kendi düşüncelerinizi her koşulda doğru kabul etmek demek değildir. Özgüven sahibi bir insan bile zaman zaman yanılabileceğini bilmeli ve hatalarını kabullenebilmelidir. Farkında olmadan benimsediğiniz yanlış bir düşüncenin aslında doğru olmadığını gördüğünüz halde, sırf “Bu benim fikrim, o yüzden doğrudur” diye ısrar etmek çevrenizdeki insanların gözünde saygınlığınızı zedeler. Gerçek özgüven, kişinin gerektiğinde yanlışını kabul edip ders çıkarabilmesini içerir. Eleştirilere tamamen kapalı olmak veya her konuda kendi bildiğini okumakta diretmek, özgüven değil düşünce esnekliği eksikliği göstergesidir.
Öte yandan, özgüveni abartıp kendinizi herkesten üstün görmemeye dikkat etmelisiniz. Aşırı özgüvenli kişiler genellikle kendilerine yöneltilen olumlu veya olumsuz hiçbir eleştiriyi kabul etmez; “en iyisini ben bilirim” bakış açısına kapılıp dışarıdan gelen seslere kulaklarını tamamen kapatırlar. Bu tutum, kişinin yaptığı hataları düzeltmesini de zorlaştırabilir çünkü geri bildirim almıyordur. Unutmayın, ego ve kibir çevrenizdeki insanları sizden uzaklaştırır – hiç kimse sürekli kendini üstün gören birini uzun süre hoş göremez. Özgüven ile ukalalık arasındaki çizgiyi iyi çizmek gerekir. Kendinize güvenmek, başkalarını küçümsemek veya onların değerini yok saymak anlamına gelmez. Tam aksine, sağlıklı özgüven sahibi biri başkalarına saygıyla yaklaşır ve empati yapabilir. Özgüveninizi yüksek tutarken mütevazılığınızı da korursanız, hem sosyal çevrenizde saygınlık kazanır hem de kişisel gelişiminize açık kalmaya devam edersiniz.
Özgüven Nasıl Geliştirilir?
Özgüven eksikliği yaşayan kişiler, özgüvenini geliştirilebilir. Doğru adımlar ve sabır ile kendinize olan inancınızı güçlendirebilirsiniz. Özgüveninizi artırmak için sizlere bazı önerilerde bulunmak isterim:
- Merak duygunuzu koruyun: Yeni şeyler öğrenmeye ve keşfetmeye açık olun. Sürekli merak etmeniz ve kendinizi geliştirmeye çalışmanız, bilgi birikiminizi artırarak özgüveninizi besler.
- Kendinizi tanıyın ve öz değerlendirme yapın: Kendi güçlü ve zayıf yönlerinizi objektif bir şekilde gözden geçirin. Hatalarınızı veya eksiklerinizi dürüstçe fark etmeniz, bunları düzeltmeniz için ilk adımdır. Gerektiğinde kendinize yapıcı eleştiride bulunmaktan çekinmeyin.
- Olumsuz düşünce kalıplarını değiştirin: Zihninizdeki “yapamam, başaramam” gibi negatif sesleri yakalayın ve bunlara meydan okuyun. İyimser ve gerçekçi bir iç ses geliştirmeniz, karşılaştığınız zorluklarda yılgınlığa kapılmadan denemeye devam etmenizi sağlar.
- Kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan vazgeçin: Her insanın gelişim hızı ve yaşam yolu farklıdır. Sürekli kendinizi başkalarıyla kıyaslamak, kendinizi yetersiz hissettirerek özgüveninizi zedeler. Bunun yerine kendi ilerlemenize odaklanın; dünkü halinizden daha iyi olmaya çalışmanız, sağlıklı bir motivasyon kaynağı olacaktır.
- Küçük hedefler belirleyin: Ulaşılabilir, somut hedefler koyup bunları başardıkça yenilerini belirleyin. Tamamladığınız her küçük hedef, kendinize olan güveninizi biraz daha artıracaktır. Başarı duygusunu adım adım tatmak, “Ben yapabiliyorum” hissini pekiştirir.
- Başarısızlıklardan ders çıkarın: Hata yapmak veya başarısız olmak, özgüveninizi sarsmak zorunda değildir. Aksine, her başarısızlık deneyimi size bir şey öğretir. Hatalarınızı kişisel bir yetersizlik olarak görmek yerine, gelişiminizin bir parçası olarak görün. “Bu sefer olmadı ama neler öğrendim?” diyerek deneyimlerden ders almak, gelecekte daha donanımlı olmanızı sağlar.
- Tutarlı ve disiplinli olun: Kendinize verdiğiniz sözleri tutmaya özen gösterin. Örneğin, bir hedef için plan yaptıysanız düzenli çalışın ve ilerlemenizi takip edin. Tutarlılık, özdisiplininizi artırırken kendi gözünüzde de güvenilirliğinizi sağlamlaştırır. Kendi kendine verdiği sözü tutabilen biri olduğunuzda, özgüveniniz doğal olarak yükselecektir.
- Sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyin: Düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel egzersiz gibi sağlıklı alışkanlıklar edinmeye çalışın. Stresle dolu bir yaşam sürmeyin ve temel sağlık alışkanlıklarının ihmal etmeyin. Vücudunuza iyi baktığınızda kendinizi hem fiziksel hem zihinsel olarak daha iyi hisseder, dolayısıyla kendinize güveniniz de artar.
- Destek almaktan çekinmeyin: Özgüveninizi geliştirme yolunda arkadaşlarınızın veya ailenizin desteğine açık olun. Sizin iyiliğinizi isteyen, pozitif insanların varlığı motive edicidir. Gerekirse bir uzman yardımı (psikolog, danışman) almaktan da çekinmeyin. Profesyonel destek, özgüveninizi zayıflatan düşünce kalıplarını değiştirmenizde ve daha planlı ilerlemenizde size yardımcı olabilir.
Yukarıdaki adımlar zaman içinde özgüveninizin kademeli olarak güçlenmesine yardımcı olacaktır. Son olarak, kendi deneyimlerimiz ve uzman önerilerinden derlediğimiz bu bilgilerin faydalı olmasını umuyoruz.
Tecrübe edindiğim bilgileri sizlerle paylaştım umarım yazımı beğenmişsinizdir, ayrıca Matematik Öğretmeni Sema hanım ın da özgüven ile ilgili yazısına bakabilirsiniz; İçinde Saklanan Özgüveni Keşfet
Bunun dışında sitemizde bulunan psikolog arkadaşlarımızın da çocuklarla ilgili olan özgüven yazılarına bakabilirsiniz;
Uzman Klinik Psikolog Elif Hanım’ın Yazısı: Özgüvenli Çocuk Yetiştirmenin Püf Noktaları Nelerdir?
Psikolg Nihan Hanım’ın Yazısı: Özgüvenli Çocuk Yetiştirmek İçin 6 Öneri
Uzman Klinik Psikolog Berat Hanım’ın Yazısı: Çocuğun Özgüveni Nasıl Desteklenir?


Öz güven elbette iyi bir şeydir amma yerine göre tabii ki. insanlar günümüzde öyle bir hale gelmişler ki; öz güven patlamasından YÜCE YARADANINA bile kafa tutuyor. işte bu nedenle fazla öz güven de bazen zararlı olabiliyor.
Çok doğru. Narsıst bir kız arkadaşım var kesinlikle kendısını çok guzel göruyor fiziği ile ilgili yorumlar yaptığımızda kesinlikle aldırış etmiyor. Örn. Spor yapmadı gerektiğini artık diyet yapmaması gerektiğini söyluyoruz o yıne spor yerine aç kalmayı yeğliyor
Özgüvenle ukalalık arasındaki ince çizgi çok önemli. Her kendine özgüveni olan ukala değildir ama her ukalanın kendine özgüveni vardır ve bu da saygısızlığa yol açar.
Gerçekten okuması keyifli ve bir o kadar akıcı bir paylaşım olmuş. Özgüven hakkında bilmediğim bir çok şey varmış. Makaleniz sayesinde aydınlanmış olduk. Sitenizi favorilerime aldım. Çok güzel bilgiler içeriyor.
Kaliteli bir yazı olmuş cümleler yerli yerinde özgüven hayatımızdaki olmazsa olmazlardan kişisel gelişim adına güzel bir yazı teşekkürler
Özgüven ve ego arasındaki fark başkalarına olan saygı çizgisi olsa gerek.Kendine güvenip başkalarını aşağılarsan ego olur.Mütevazi ve özgüven sahibi olmak zordur.
Gerçekten güzel bir yazı olmuş. Özgüvenin her aşamasını çok güzel bir biçimde açıklamışsın fakat türk toplumunda özgüvenin önüne geçen toplumsal davranışlarımız var . Özgüvenin toplumsal etkileri hakkında bir yazıyı okumak isterim 🙂
Özgüven de özgüvensizlik de küçük yaştan itibaren başlıyor, ebeveynler ve yetiştirilme tarzı çok önem taşıyor.
Özgüven ile ukalalık arasında çok ince bir çizgi vardır. Bunu hesaplamak en önemli etkendir. Özgüveni tam insanlar ile ukalalık yapanlar arasında ki ince çizgiyi anlamayanlar. Bu şekilde bir girişim olduğunda hep yanlış anlaşılmalar ön planda tutulmaktadır. Hiç dikkat ettiniz mi?