Sinop’un Saklı Cennetleri Nelerdir?

25

Sinop’u “Karadeniz gezim esnasında şöyle bir uğrasam mı ya?” diyerek keşfettim. İyi ki de keşfetmişim. Çünkü bu basit cümleyle kısıtlanacak kadar basit bir şehir değil kendisi. Cezaevi ile tarihi yönden, yemyeşil doğası, şelale ve gölleriyle de çevresel yönden önem taşıyan, insanı kendisine hayran bıraktıracak cinsten bir Kent. Ülkemin her yeri cennet derim hep. Burası da saklı bir cennet adeta. Sinop Kale’sinden bu güzel şehri seyreyleyerek başladım gezime. Şehrin doyulması mümkün olmayan manzarasına en güzel buradan bakılabiliyor çünkü. Ardından Etnografya müzesi ve Cezaevi ile şehrin tarihi ve kültürel dokusunu içime çekmeye devam ettim.Anadolu’nun en eski şehirlerinden biri ve Karadeniz’in en sakin şehirlerinden biri olan Sinop, birçok kişinin de bildiği üzere Cezaevi ile meşhur. Cezaevi sizi adeta geçmişe götürüyor, size çok farklı duyguları büyük bir başarıyla tattırıyor. Burada beni en çok etkileyen Sabahattin Ali’nin Koğuşu oldu. Sabahattin Ali hayranlığımdan mıdır, bütün kitaplarını yalayıp yutmuşluğumdan mıdır bilmem, onun eşyalarını, onun bağlamasını, onun yatağını, onun fotoğrafını görmek bana çok özel duygular hissettirdi. O hapishaneyi yaşayarak gezdim. Her bir katında, duvarlarındaki çiziklerde, duvarlarda asılı duran şiirlerde, demirlerinin kokusunda, hücrelerinde acıyı, çileyi, hasreti, yalnızlığı hissederek dolaştım. Bu nedenle benim için çok özel bir yeri oldu bu gezinin.

Cezaevinin dışında hatıra fotoğrafı çektirebileceğiniz bir tabela var ve aynı zamanda eskiden kullanılmış bir cezaevi nakil aracı.

Cezaevinin dışında Sinop şehrine dair hatıralık bir şeyler satın alabileceğiniz bir dükkan mevcut. İşin ilginci şu ki, bu dükkanda el emeği ürünler bulunuyor ve bu ürünleri şu an kullanımda olan cezaevindeki mahkumlar hazırlıyormuş. Ben birkaç şey aldım. Çok da güzel şeyler, incelemenizi tavsiye ederim.

Sinop’un gezilecek yerlerinden bir diğer önemli yer ise Hamsilos Koyu. Türkiye’nin en kuzey ucunu oluşturan İnce burun üzerinde bulunan bu koy buzul aşındırması sonucu oluşmuş. Ve görünüşü fiyordu andırıyor. Bu nedenle Hamsilos Türkiye’nin tek fiyordu olma özelliğini taşıyor. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde rastlanan fiyord oluşumunun Türkiye’deki tek örneği olarak gösteriliyor. Belirtmem gereken bir nokta var. Hamsilos Koyu aslında bir fiyort değil bir deniz girintisi ama bir fiyorttan çok daha güzel. Bu nedenle Türkiye’nin tek fiyordu gibi bir yakıştırma yapılıyor. Bu bölge barındırdığı bu önemli özellikleri nedeniyle Kültür Bakanlığı tarafından 1991 yılında 1. derece doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmış. Oksijen yoğunluğu açısından ülkemizde 1. Sırada görülüyor. Aynı yerde bulunan ve yine 1.Derece Doğal Sit Alanı olan Hamsilos Tabiat Parkı da Türkiye’nin 22. Tabiat Parkı olma özelliğini taşıyor. Hamsilos Koyu’na ulaşmak için Akliman yolunu kullanmak gerekiyor. Araç yolu koyun önüne kadar geliyor ancak Hamsilos’u yürüyerek keşfetmek gerek.

Bir sonraki daha doğrusu en son durağım Sinop’a asıl gelme sebebim olan Erfelek Şelaleleri oldu. En güzeli en sona saklamak adetimdir. Belediyenin bünyesinde girişin ücretli olduğu Erfelek Tatlıca Şelaleleri ilçenin en büyük turizm kaynaklarından bir tanesi. Şelale çevresinde mesire alanları bulunmaktadır. Ancak uyarmam gereken bir nokta da şu ki; internette Erfelek’le alakalı çok fazla kirli bilgi mevcut. Her yerde yalan yanlış, güncel olmayan bilgiler var. İnternet’ten yararlanarak gidip baya bir hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü internetten okuduğuma göre Sinop’tan Erfelek İlçesi’ne geldikten sonra Erfelek Şelalesi’ne dolmuşlar kalkıyor yazıyordu. Doğru değil. Dolmuş falan yok. Yürüme şansınız da yok, uzak çünkü. Erfelek şelalelerine gitmek için ya özel aracınız olacak ya da otostop çekeceksiniz. İkinci bir hayal kırıklığı yaşadığım nokta da şu ki; yine kirli bilgi, Erfelek Şelalelerinde kamp yapılabildiği belli bir günlük çadır atma ücreti ödendiği yazıyor. Bu bilgi de maalesef güncel değil. Mekanda ayı varmış. Bir gece inmiş, bir insana saldırmış. Bu nedenle orada kamp yapmak yasaklanmış. Artık kamp yapmaya izin vermiyorlar. Ben geri dönüp kendime yeni kamp yeri aramak zorunda kaldım. Siz bilin, benim yaşadığımı yaşamayın. Kamp yapılmıyor. Girişte de tabela var zaten. Kamp yapılamaz diye.

Şelalelere gelirsek; Dünyanın en güzel mekanlarından biri olma yolunda hızla ilerliyor bence burası. Bugüne kadar nasıl keşfetmedim diye kendi kendimi yedim. Şelaleler merdiven şeklinde ve her bir parkur heyecan dolu. Doğası, havası, kuş sesleri ve sonsuz yeşiliyle size adeta cennetteymişsiniz hissini yaşatıyor. Erfelek Tatlıca Takım Şelaleleri irili ufaklı toplam 28 şelaleden oluşuyor. Giriş ücreti var ancak cüzü bir ücret. Tatlıca Şelalelerinin yer aldığı vadide; fındık, kayın, gürgen ve meşe ağaçları yetişiyor.

Aynı zamanda karaca, domuz, kurt, çakal, tilki, vaşak, sansar, gelincik, tavşan ve sincap gibi hayvanlar yaşamakta. Kalabalık insan grupları olduğunda bunları görme şansınız azalıyor. Bu nedenle daha sakin zamanlarda gelmekte fayda var. Şelalede en sevdiğim şey şu oldu; doğal yapıyı bozan hiçbir şey yok. Merdivenler ve tırabzanlar tamamen doğal. Tırabzanlar ağaçtan yapılmış.

Şelalelerin yaklaşık 1 km. yukarısında kaynağı bulunuyor. Bu kaynaktan buz gibi su içmeli; orada yayık ayranı yapan amcanın muhteşem ayranının tadına bakmalısınız. Patates ve mısır da yemek isterseniz ayranla birlikte, bu imkanlar da mevcut.

Şelale parkuru boyuca belirli aralıklarla sizi yönlendiren, kaçıncı şelalede olduğunuzu belirten, bir sonraki şelaleye ne kadar kaldığını ve şelalelerin bittiği noktayı belirten tabelalar mevcut. Bu tabelalar da sizleri güzel yönlendiriyor.

Benim bu şelalelerde en sevdiğim şey halatlar oldu. Zorlu bir parkur gerçekten. Halatlardan tırmanmak, inmek hem tehlikeli hem de heyecan verici. Kendimi macera filminde gibi hissetmeme neden oldu. Sanırım Sinop’un en sevdiğim yeri Erfelek Tatlıca Takım Şelaleleri ve bu halatlı parkur oldu. Kesinlikle gidip keşfedilmesi gerekenlerden… Ha bir de minik not, genel anlamda şelalenin birçok noktasında benim telefonum çekmedi. İnsandan ve teknolojiden uzak, doğanın göbeğinde mis gibi huzur arayanlar için bulunmaz bir nimet…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here