Saklı Cennet Salda Gölü

‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak anılan ve bu sıfatı kesinlikle sonuna kadar hak eden Salda gölü Burdur’un Yeşilova ilçesinde yer alır. Ölçülebilir derinliği 185 metreye ulaşan göl Türkiye’nin en derin, dünyanın ise en derin 2. gölüdür. Salda gölü ilçe merkezine 5 km uzaklıkta, etrafı karaçamlarla çevrili bir cennettir. Tarihte jeolojik çöküntüyle oluşan göl, magnezyum açısından çok zengindir. Ayrıca içerisinde kil ve soda miktarı da oldukça yüksektir. Suyu bir çok cilt hastalığına iyi geldiği için yerli turistlerin ilgisini çeken bölge son zamanlarda yabancı turistlerinde gözdesi haline gelmeye başladı. Tatlı su kaynağı olan gölün çevresinde oluşan plajlarda güneşlenebilir, hatta suda yüzme fırsatı bulabilirsiniz. Fakat kıyıda olmanıza rağmen dikkatli olmakta fayda var. Çünkü beyaz kum o kadar yumuşak ki; ayağınızı suya soktuğunuz anda bataklık misali kuma gömülebiliyorsunuz.

44 km’lik yüzölçümüne sahip Salda Gölü beyaz kumu, turkuaz rengi suyu ve jeolojik yapısıyla günümüzde çok fazla turist çekmeye başladı. Henüz adını duyurmuş olan Salda Gölü 1. Derece sit alanı olduğu için betonlaşma kesinlikle yasak.

Büyük sazan balıklarına yuva olan göl; kış aylarında patka, paspaş, ve dik kuyruk ördeklere ev sahipliği yapar. Ayrıca çevresindeki karaçam ormanlarında keklik, tavşan, tilki ve yaban domuzu popülasyonu yüksektir. Salda gölü sit alanı olduğu için golde avlanmak kesinlikle yasak.

Jeolojik yapısıyla yeryüzünde marsa benzeyen iki noktadan biri olan Salda gölünün son 25 yılda 4 metre kadar çekilen suları nedeni ile plajı araç trafiğine kapatılmıştır. 1989 yılından beri 1. dereceden sit alanı ilan edilen Salda gölü mevsime göre suların çekilmesiyle meydana çıkan 7 adacıkla gerçekten görsel bir şölen yaşatıyor.

Salda Gölü ziyaretim sırasında etrafta bulunan ilçe ve köyleri gezdim. Yeşilova belediye başkanı sayın Nuri Özbek ile tanışmamıza vesile olan sevgili Mesut hoca ile birlikte Kayadibi plajında toplu etkinlik yapabileceğimiz yerleri keşfettik ve belediyenin halk plajı olarak belirlediği bölgede ilginç bir gözlemde bulundum. Plaj ve işletmeler sorumlusu sevgili Ahmet abi ile yaptığımız sohbette; alanda 9 yıllık çadırlar olduğunu öğrendim. Şaşkınlığını gizleyemedim ve benzeri kişilerle tanıştım. Söylenenler doğruydu. Artık gerçekten Saldalı olan bir kitle vardı.

Her seyahatimizin sonunda eve döndüğümüzde tüm biriken olumlu yada olumsuz anılarımızı fotoğraf albümü yada günlüğümüze sakladığımızda ya sıradaki yolculuğumuz hayal eder yada son seyahatimizdeki maceralarımızı düşünürüz. Her ne olursa olsun çevremizden sorumluyuz ve saygı duymak zorundayız. Arkadaşlarımla salda golü kampımızın sonunda etrafa dağılan onlarca çöpü poşetleyip topladık ve yetkililerin bilgisine sunduk. Benim aklıma en çok kazınan ne yazık ki Salda gölü etrafındaki çöpler olmuştu. Sorumlu olan yetkililer değil, bireylerdir. Dünyamıza sahip çıkmak 1. görevimiz. Salda Gölü kirlenmesin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here