Ressamından Daha Meşhur Olan Tablo

739
ressamından daha meşhur tablo

Meşhur Çığlık (skrik) tablosu ünlü ressam Edvard Munch tarafından resmedilmiş olup şu anki değeri tam 321 milyon liradır. Much’ın bu eseri ve diğer eserleri şuan telif hakkı kapsayan ülkelerce kamu malı kapsamındadır. Bugün eser, ressamın kendisinden daha ünlüdür.

Munch, 1893’den 1910’a kadar 4 tane farklı boylarda ve renklerde çığlık tablosu yapmıştır. Eserin siyah beyazını taş baskı haline getirerekte seri üretim yaptırmış.

Eserin hikayesi;

Eserin ismi daha öncelerde “doğanın çığlığı” olacakken “Çığlık” olmuş. Much, tabloyu yaptığı sıralar başarısızlık, karşılıksız aşk ve hastalıklarla savaşıyormuş. Tablodaki adamın köprüde olması özellikle intihar düşüncesi olarak görülüyor. Much, eserini günlüğünde şöyle anlatıyor “Yolda iki arkadaşımla birlikte yürüyordum; sonra güneş battı, bir anda gökyüzü kıpkırmızı kesildi ve üzerime bir hüzün çöktü. Korkuluğa yaslı bir biçimde kıpırdamadan duruyor, çok bitkin hissediyordum; kan kırmızı bulutlar ve ateşten diller mavi-siyah fiyord ve şehrin üzerinde asılı duruyordu. Arkadaşlarım yola devam ettiler, ben tek başıma sıkıntıdan titreyerek orada dikildim. Doğayı delip geçen bitmek tükenmek bilmez müthiş bir çığlık sezinledim”

Ancak şöyle bir sorgulama ve bundan dolayı şu yönde bazı yorumlar var.

Bir gün batımı neden bir adamın içinde çığlık gibi patlar ki?

Resmin yapıldığı o tarihlerde dünya üzerinde en büyük yanardağ patlamalarından biri gerçekleşmiş. Bu yanardağ patlaması atmosferdeki sıcaklığın bir derece düşmesine sebep olmuş. Yanardağın gökyüzüne püskürttüğü toz ve küller yerkürenin her tarafına dağılmış ve bu da gökyüzünün gün batımı sırasında yanıyormuş gibi gözükmesine neden olmuş. 1883’ün sonuna kadar bu toz ve küller Munch’a ilham olmuş.

Oslo Üniversitesi’nden bilim adamları tablodaki bulutların renginin ‘sedef bulutu’ adlı nadir görülen bulut türünden ilham alınarak yapıldığını savunuyor. Ve ilave ediyor “çok şiddetli soğuklarda gökyüzünde tabaka halinde bulunan ‘sedef bulutu’ kimi zaman kırmızı renkte de görülebiliyor. Gökyüzünde bir yağ katmanı hissi uyandıran bu tarz bulutların görüldüğünü biliyoruz. Bu bulutlar öyle güzeller ki başka bir dünyada olduğunuzu düşünebilirsiniz.”

Tablodaki adam için ise mumyalanmış Peruvian Mummy’den ilham aldığı yorumlamaları var.

Alastair Sooke Çığlık eserini şöyle anlatıyor;

“Sarı, turuncu, kırmızıya bürünmüş gökyüzünün altında, köprünün ortasında durmuş, hem kadına hem erkeğe benzeyen bir insan figürü. İki elini kafatasına benzeyen kafasının iki yanına kaldırmış bir vaziyette duruyor. Gözleri faltaşı gibi açılmış, kan donduran bir çığlık patlatıyor. Arkadaki iki kişinin sakinliği, uzakta görünen gemi normallik işareti taşısa da diğer her şeyde korku havası hakim.”

Lloyd bu eseri şöyle anlatıyor;
“Bu kadar ünlü olan bu eserin karikatürünün yapılması çok kolay. Bir kez gördünüz mü unutamayacağınız türden bir resim. 20. yüzyıl başlarında Batı kültüründe gerçekleşen önemli değişimi ifade ediyor. Çığlık, tarihte bir değişim anını özetleyen imgelerden biri. İnsanın, 19. yüzyılda o ana kadar kendisini rahatlatmış olan kesinliklerden arınmasını ifade eder: Artık ne Tanrı, ne gelenek görenek, ne de alışkanlıklar vardır; anlamadığı bir evrenle karşı karşıya olan ve onunla ancak panik duygusuyla ilişki kurabilen, varoluşsal bir kriz halindeki zavallı insanın kendisi sadece.. Bu negatif gelebilir, ama modern durum budur. Modern insanı o ana kadar Rönesans sonrası tarihten ayıran budur işte: Bizi dünyaya demirleyen çıpaları kaybetmiş olma hissi.”

Ayrıca ‘Çığlık’ filmi bu tablodan esinlenmiş, ‘Doctor who’ yapımcısı bu tabloun kendisinde yarattığı etkiyi ekranlara taşımıştır

Eserin başına gelmeyen kalmamış

1984 yılında tablo, Kış Olimpiyatları sırasında “Zayıf güvenlik önlemleriniz için teşekkür ederiz” diye bir not bırakılarak hırsızlar tarafından çalınmıştı. 3 ay sonra tablo bulundu ama bu sefer silahlı bir adam tarafından tablo tekrar çalındı ve 2006 mayıs ayına kadar 3 kişi bu suçtan yakalandı ama tablo halen bulunamadı. 313 bin dolar ödül konuldu. Bir çikolata fabrikası da reklam amaçlı tablonun bulunması için yapılan çalışmalara katkıda bulundu. Daha sonra göz altında kalan biri yerini itiraf etmesi sonucunda tablo bulundu. Umarız bu sefer emin ellerde güvenli bir şekilde tutuluyordur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here