Nevşehir’in Doğaüstü Güzelliği

Nevşehir

Nevşehir ilinin Kapadokya, Üçhisar Kalesi, Güvercinlik Vadisinde, Göreme, Peri bacaları, Avanos gibi bölgelerin doğaüstü güzelliğini anlatacağım. Öyle güzel bir şehir ki yazı da kışı da ayrı güzellikte ayrı atmosfere ve efsanelere ev sahipliği yapmaktadır.

Kısaca sizlere tarihinden bahsedecek olursak Hititler döneminde adı ‘Nissa’ olan kent, Osmanlı döneminde ”Nissa”nın yakınlarına kurulan köy ise ‘Muşkara’ dır. 18. yüzyıla kadar küçük bir Osmanlı köyü olan Muşkara’nın yöreyi fetheden kumandanın ismi olduğu rivayet edilir. Muşkaralı olan Lale Devrinin en meşhur sadrazamı Damat İbrahim Paşa doğduğu köyü unutmayarak buraya cami, hamam, medrese gibi eserler inşa ettirir. Halkı vergiden muaf olan köy kısa sürede kendini geliştirir. Hızla büyüyüp yenilenen bu yörenin ismi değiştirilerek Farsça ‘yeni şehir’ anlamında Nevşehir olarak anılmaya başlar.

Nevşehir

Nevşehir ili; Kapadokya bölgesi olarak adlandırılan, Erciyes-Melendiz ve Hasan Dağları gibi eski yanardağların kül ve lavlarının birikmesiyle oluşmuş geniş bir plato üzerine kurulmuştur. Bu geniş platoyu ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak doğu-batı yönünde ikiye ayırmıştır. Kızılırmak, birleşen yan suların açtığı derin vadilerle de parçalanmıştır. İl merkezi Kızılırmak platosu adı verilen geniş ve yüksek platonun yamaçlarında kurulmuştur.

Nevşehir Turistik Bölgeler

Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ-Zelve Anapınar Köyü belli başlı görülmesi gereken yerlerdir.

Kışın Kapadokya

Yazın Kapadokya

Kapadokya’nın Renkleri

Kapadokya’nın renkleri derken sizlere gün doğumundan önce tüm devasa balonlar peri bacalarının bulunduğu bölgeye gelip rüzgarın hızına göre gün doğumunda kalkış yaparak rüzgar nereye götürürse orada iniş yapılır. Ücretleri ise euro bazında TL olarak ödenmektedir. Kapadokya balonlar ile buluşmasıyla muhteşem, esrarengiz bir havaya sahiptir.

Kapadokya ne gibi anlamlara sahiptir?

Kapadokya dört tane anlama sahiptir. Birinci anlam; ROMA imparatorluğu ve Farsların (Iran-Persler) birbirleriyle yaptıkları savaşlarda Farslar belirli dönemlerde şu anda Kapadokya bölgesi olarak adlandırdığımız Nevşehir, Kayseri, Niğde, Aksaray ve Kırşehir bölgesini içerisine alan kısmı içeren bu bölgede çok güçlü ve iyi yetişmiş güzel atlara sahip olmuşlardır. O zamanlar genellikler alışverişlerini atları ile takas şeklinde yapmaktadırlar ve güzel atlara sahip oldukları için Güzel Atlar Ülkesi manasına gelen KATPA TUKA yani Kapadokya denilmiştir.

İkinci anlam; Asur ticaret kolonilerinden krallardan birinin oğlunun adı Katpa tuka olduğu için Kapadokya ismi oradan gelebilmektedir. Üçüncü anlam; Hitit krallarından birinin eşi Hepat Çorum’daki yazılı kayada geçen metinde hepatuçia diye kısmında hepatın ülkesi olarak da geçmektedir. Dördüncü anlamı ise Kızılırmağın kollarından birisinin isminin kappadoks olduğundan Kapadokya kelimesinin bu dört anlamdan günümüze bu şekilde ulaşmıştır.

Kapadokya Bölgesinin Oluşumu Nasıldır?

Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseriyi içine alan ve Kapadokya bölgesi olarak adlandırılan, 60 milyon yıl önce, Erciyes Dağı, Güllü Dağı ve Hasan Dağının yarattığı volkanik arazinin küllü ve yumuşak tabakasının, milyonlarca yıl boyunca rüzgar ve yağmur suları ile aşınması sonucu şekillenmiş, oldukça karakteristik bir bölgedir. Doğal koşullar sonucunda oluşsa da yaşamdan izler  Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır.

Bir zamanlar Hititler’in yaşadığı bölge, daha sonra Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri haline gelmektedir. Bölgedeki yeraltı şehirleri, peri bacaları ve mağaralar, evleri, tünelleri, Hristiyanlığın yasak olduğu Roma İmparatorluğu döneminde, bölgedeki Hristiyanların gizlilik içinde güvende yaşamalarına olanak sağlıyor. Bölgede kayalara oyulmuş ve yer altındaki şehirlere kurulmuş birçok kilise bulunmaktadır. 

Peri Bacalarının Efsane Anlamı

Peri bacaları şeklini doğa olayları sonucu meydana gelmiştir. Peri bacaları demelerinin sebebi ise eski zamanlarda insanlar peri bacaların olduğu yerde ıslık sesi geldiğini duymaktadır ve içlerine gidip baktıklarında kimsenin olmadığını görmektedirler ve rüzgarın çıkarmış olduğu sese perilerin sesi demişlerdir. Aslında olan bilimsel olarak rüzgarın taşa çarpmasıyla oluşan bir sesti. Şekilleri de üzerinde bacaları olduğu görüntüsünden dolayı Peri bacaları olarak denilmiştir.

Nevşehir

Kapadokya bölgesinde çeşitli bölge bölge açık hava müzeleri bulunmaktadır.

Kapadokya Zelve-Paşabağı Örenyeri peri bacalarının yoğunlukta olduğu görülmektedir. İçerisinde kilise, yerleşim yerleri ve ilk jandarma karakolunun içinde barındırmaktadır.

Doğanın yarattığı güzelliklerden biri olan bu alan IX. ve XIII. yüzyıllarda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden birisi oldu, papazlara verilen ilk dini seminerler bu yörede gerçekleşmiştir. Burada Aziz Simeon 5.yy da buraya gelmiş ve kendi adına şapel yaptırmış ve birçok din adamı hristyanlığı yaymak için buraya gelmişlerdir.  Aziz Simeon bir gün yaptırdığı şapel yani kilise de inzivaya çekilmiştir.  Hiç dışarıya çıkmamıştır her gün kapısına konulan yemekleri ve ihtiyaçlarını oradan temin ediyormuş.  Bir süre böyle devam etmiş ve bir gün yemeğini belirli bir süre boyunca almamış ve buradan Aziz Simeon’ un öldüğü anlaşılmıştır.

Aziz Simeon ‘un Hücresi

Paşabağı Mevkii’ndeki dev peribacası da jandarmaya ait bir mekan olarak, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımaktadır.

Jandarma Karakolu

Paşabağı’ndaki peri bacalarını gördükten sonra sıra Üç Güzeller’de .

Üç Güzeller Nereden Gelmektedir?

Üç güzeller üç tane peri bacasının yan yana konumlanmasıyla eşsiz görüntüye sahip olmuştur. Bu üç güzeller anne, baba ve çocuğu temsil etmektedir. Bilinen efsaneye göre eski zamanlarda Kapadokya’da kralın güzel kızı bir çobana sevdalanır.

Kralın tüm engellemelerine rağmen güzel prenses çobana gizlice kaçar ve evlenirler. Gel zaman git zaman prensesle çobanın bir çocuğu olur ve kralın küs kalbini bu güzel torunun yumuşatacağını düşünüp düşerler yollara. Fakat kralın öfkesi öyle büyük, kini öyle zalimdir ki sarayın kapısından girmeden askerleri salar üstlerine! Yakalanırlarsa öleceklerini bilen prenses o anda Allah’a çok içten bir yakarışta bulunur. ‘Allah’ım, yüceliğinle bize bir mucize göster, bizi bu eziyetten kurtar!’ Allah prensesin duasını kabul eder ve hepsini taşa dönüştürür. Efsaneye göre en önde duran taş çoban, ortadaki çocuk, arkadaki ise prensesin taşa çevrilen bedeni olduğu iddia edilmektedir. Kapadokya da her bir yerin farklı anlamı ve efsanesi vardır.

Üç güzellerden sonra sizleri güvencinlerin yoğunlukta yaşadığı yere Güvercinlik Vadisine götüreyim.

Güvercinlik Vadisinde Yaşam

Nevşehir

Güvercinlik vadisi, Üçhisar ve Göreme arasındaki bu geniş vadi, adını güvercinlerden almaktadır.  9. Yüzyılda başlayan güvercin yetiştiriciliği ile beraber burada insanlar yaşayanlarını sürdürmektedir. Kayadan oyma yuvalar, tarım işçilerinin verimini artırabilmek adına, evler yerine vadiyi seçmesiyle olmuştur. Hala bu evlerde yaşamlarını sürdüren insanlar vardır. Bu kale çevresinde yaşam hala devam etmektedir. Manzara karşı bir kahve içmenizi tavsiye ederim. Ayrıca yazın ve kışın ayrı mutlaka gidin derim.

Kışın Üçhisar Kalesi

Yazın Üçhisar Kalesi;

Üçhisar kalesinden sonra tarihi yerlerden biri olan ve dizilere ev sahipliği yapan Göreme’deyiz.

Göreme’de Neler Var?

Göreme deyince Ürgüp’ün 5 km batısında, Nevşehir’in 12 km doğusunda kalan ve Merkez ilçesine bağlı olan Göreme, gizemli antik yerlerden biridir. 6. Yüzyıla ait olduğu düşünülen yazılı bir belgede adı ilk kez ‘Korama’ olarak anılmış. İlerleyen zamanlarda Matiana, Maccan, Avcılar da denilmiş ama zamanla adı Göreme’ye dönüştüğü söylenmektedir. Göreme’ de Gidip görmemis gereken yerler Göreme Açık Hava Müzesi, Turasan Şarap Fabrikası, Asmalı Konak, Göreme Sokakları’dır. Ayrıca tüm göremeyi panaroramik olarak görebileceğin Göreme panaroma olarak adlandırılan yere gitmenizide tavsiye ederim.

Eğer yemek yemek isterseniz mağara içine oyularak yapılmış Uranos Restaurant’ a gidebilirsiniz. Göreme açık hava müzesine girmek istediğinizde müzekart ile giriş yapılmaktadır. Asmalı Konak’a giriş ücreti ise 5 TL idi. Turasan Şarap Fabrikası’da ise istediğin şaraptan tadım olarak ikram etmektedirler. Tadım yaparak beğendiğiniz şarapı alabiliyorsunuz uygun fiyatlarda. Uranos Restaurant’ta ise testi kebabını tavsiye edebilirim ud müziği eşliğinde.

Hayal Vadisi Denince Aklınıza Ne Geliyor?

Benim aklıma tüm dilediğimizi her şeyin gerçekleştiği yer olarak geliyor. 50 milyon yıl önce Kapadokya kocaman bir iç denizmiş. Çevresindeki yanardağ patlamalarının yaydığı ısıyla deniz kurumuş ve yerini soğumuş lavların biçimlendirdiği yumuşak kayalarla dolu derin vadilere bırakmış. Bu şekilde esen sert rüzgarlar ile akan seller, bu lavları şekli şemali değişik peribacalarına dönüştürmüş. Nevşehir ilinde Avanos bölgesinde bulunan Devrent Vadisi diğer adı ile Hayal vadisi olan Kapadokya’ya sihirli değnek gibi dokunmuştur.

Vadideki her bir peribacası sanki bir figüre benzeyen yapılar göründüğünden, tüm dünyada ‘Hayal Vadisi’  ya da kayalarının gün batımında aldığı renkten  ‘Pembe Vadi’ olarak adlandırılmıştır. Bu vadide söylenenlere göre ne dilerseniz gerçek oluyormuş ve ben denedim oldu.

Sizlere Nevşehir ilinde olan Devret yani Hayal vadisinden bir efsane anlatıyım vadideki peribacalarının dualarla cezalandırıp taş kesilen insanlar olduğu söylenmektedir. Aktepe sırtlarındaki bu perili vadide bir türbe varmış ve türbenin civarında da asasını yere vurduğunda su çıkartabilecek kudrette ‘Dede’ adında bir bilge yaşarmış. Günün birinde ‘gavur ordusu’ diye tabir edilen bir çete gelmiş vadiye. Amaçları türbeyi yıkmak, başta Dede olmak üzere tüm halkı öldürmekmiş. Savunmasını Allah’a avuç açarak yapan bilge Dede, ‘Allah’ım düşmanı taş yap, kuş yap’ diye dua etmiş. Allah dedenin dualarını kabul ederek düşmanları tıpkı develi peribacasında olduğu gibi hayvanlarıyla beraber taşa çevirmiş.

Günahların Döküldüğü Avanos

Avanos, Nevşehir İline bağlı bir ilçedir. Nevşehir’in 18 km kuzeyinde olan yerleşimdir. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım geleneği Hititlerden beri süregelmektedir. Avanos’ta da Hititlerden beri çarkla çanak-çömlek yapıldığı bilinmektedir. Bu el sanatı babadan oğula geçerek günümüze kadar gelmiştir. Avanos’un dağlarından ve Kızılırmak’ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenir ve iyice yoğurularak çamur haline getirilir.

Avanosu’ un iki yakası biri taş, bir asma ikisi çevre yolu olmak üzere dört kolla birbirine bağlı.  11 ayak üzerine inşa edilen Taşköprü’nün tarihi 1900’lere dayanırken, tahta köprü ise 1973 yılında yapılarak ‘Türkiye’nin 2. asma köprüsü’ sıfatını almıştır. Bu köprüden geçerken ne kadar çok sallanırsa o kadar çok günahının döküldüğü efsaneler içerisindedir.

Umarız Nevşehir’in Doğaüstü Güzelliği adlı yazımızı beğenmişsinizdir. Ayrıca dilerseniz “İzmir’in Üç Güzelleri | Meryem Ana Evi | Efes Antik Kenti | Şirince Köyü?” alanında bulunan diğer değerli makaleme de bakabilirsiniz.

5000+ ABONE ARASINA KATILIN

Bültenimize Abone Olun, Birbirinden Güzel Yazıları Kaçırmayın!

Abone Olduğunuz için Teşekkür Ederiz.

Bir hata meydana geldi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here