Neden Kaygılı Düşünceler İçine Giriyoruz?

912
Neden Kaygılı Düşünceler İçine Giriyoruz?

Her insan mutlu olmak ve değerleri için yaşar fakat her insanın dünyaya bakış açısı aynı değildir. Dünyaya olan bakışınızı bir güneş gözlüğü gibi düşünelim. Gözlüklerinizin camları mavi ise mavi, sarı ise sarı, siyah ise siyah görürsünüz çevrenizdeki her şeyi. Yani takmış olduğunuz gözlük aslında sizin bakış aşınızdır, kişiliğinizi oluşturan şemalarınızdır. Şemalar aslında sizin ihtiyaç duyduğunuz şeylere ulaşabilmek için zihninizin geliştirdiği düşünsel/duygusal yapılardır. Sevilmek gibi, kabul görmek gibi. Ve her insanın bakış açısı, şemaları farklıdır. Yani sizin dünyaya sarı gözlükle bakmanız ve sarı görmeniz herkesin sarı göreceği anlamına gelmez. Bundan dolayı başkalarının sorunları hakkında bunda ne var bu kadar üzülecek gibi tepkiler vermeniz de doğru değildir.

Basit bir örnek verecek olursak, iki kişi panik atak yaşarken, biri o seviyeye gelmiyorken, diğerinin zihninin derinlerinde, ‘her an tıbbi bir felaket yaşayabilirim’ inancını taşımasıdır.Bu inancını kişiliğine işlemiş bir düzeyde taşıyan kişi, bedeninden gelen sinyallere karşı çok duyarlı olur ve sık sık endişe sorunu yaşar. Başka bir örnek verecek olursak, iki kişinin aynı sınava girdiğini ve her ikisinin de aynı düşük notu aldığını düşünelim.

Neden Kaygılı Düşünceler İçine Giriyoruz?

Bunlardan birisi çok kötü bir not aldım, çok başarısızım, tüm olumsuzluklar beni buluyor. Hayatım hep böyle başarısız olarak geçecek düşüncelerine sahipken diğeri, kötü bir not aldım fakat bu demek değildir ki, hep başarısız olacağım. Bir sonraki sınava daha iyi hazırlanacağım ve çok daha iyi bir not alacağım. İşte her iki kişinin de başarısızlığı farklı açılardan yorumladıklarını görebiliriz. Olumsuz düşünceler kişide kaygı yaratırken aslında bu kaygılar bize olaylar hakkında sinyaller verirler ve bizler bu kaygı yaratan düşüncelerden, durumlardan kaçmak, söndürmek isteriz. Her düşünceyi fazlasıyla ciddiye alıyoruz ve eğer bu düşüncemiz olumsuz ve bizi yargılayan bir düşünce ise düşüncenin bize söylemiş olduğu gibi davranıyor ve kaygımızı arttırıyoruz. Bazen düşüncelere dokunmamak ,müdahale etmemek gerekir. Uzaktan düşünceleri sakince izlemek gerekir.Aslında olumsuz olan bu düşüncelere müdahale etmemiz, düşüncenin kapanına sıkışmaktan başka bir şey değildir.

Bir önceki yazımız olan Çağımızın Sinsi Hastalığı Oyun Bağımlılığı başlıklı makalemizde aile, Ailelere Büyük Görev Düşüyor! ve Çağımızın Sinsi Hastalığı Oyun Bağımlılığı hakkında bilgiler verilmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here