Korona Döneminde Çocuklarda ve Ebeveynlerde Kaygı ile Baş Etme

Son zamanlarda gündem neredeyse Korona Virüs salgınından ibaret. Ne yaptığımız ve nasıl davrandığımız hem yetişkinleri hem de çocukları oldukça etkiliyor. Peki, bu durumda ebeveynler kendi kaygılarını yönetmek için neler yapabilir? Çocukların bu süreçten olabildiğince az etkilenmesi için nasıl davranabilir?

Hem gözle görülmeyen hem de salgın yaratabilen kontrol edemediğimiz bir bilinmezin, insanlarda kaygı yaratması kadar normal bir durum yoktur. Bir süre üzgün, sıkıntılı, korkmuş, çaresiz ve kızgın hissetmeniz normaldir. Dünyada birçok bilinmezlik olduğu gibi her insanın bu koşullar ile başa çıkma tarzı birbirinden farklılık gösterir. Kaygı hayatın içerisinde her zaman vardır, önemli olan bizim kaygıyı nasıl yönettiğimizdir.

Aslına bakarsanız sağlıklı düzeyde yaşanan bir kaygı, hem gelişmek hem de doğal yaşamın devamlılığı için gereklidir. Ne zaman ki bu kaygının düzeyi hayat akışımızı etkiler, uyku ve yeme düzenimizde değişikliklere sebep olur, sosyal ve ailevi ilişkilerimizi etkiler işte o zaman sorun halini alır. Yaşayacağımız olayları her zaman seçmemiz mümkün olmasa da olaylara vereceğimiz tepkileri seçmek bizim elimizdedir

Ebeveynlerin öncelikle kendi duygu durumlarını kontrol altına alması önemlidir. Öncelikle virüsün siz de yarattığı endişeyi kabul ederek, yargılamadan ortaya çıkmasına izin vererek başlayabilirsiniz. Korku, endişe, panik gibi rahatsız edici zor duygulara yer açmak onlara bağlı olarak yaşanan suçluluk ve utanç hissetme yükünü ortadan kaldırabilir.  Onları uyuşturmaya ya da bastırmaya çalışmadan hissetmeye izin vermek ve bedeninizde neler oluyor durup bir bakmak size yardımcı olabilir.

Çocuklar yaşadıkları çevreyi dikkatlice izler ve kendilerince yorumlarlar. Ebeveynleri endişeyi nasıl yaşıyor ve ifade ediyorsa çocuklarda onlar rol model alacaktır. Gündemdeki yaşanan olaylar ile ilgili konuşulmaması ve üstünün örtülmeye çalışılmasının çocukları daha fazla endişelendirdiğini söyleyebiliriz. Böylelikle ilk olarak çocuğunuzla Korona Virüs hakkında konuşmaktan çekinmemeniz gerekir. Bunu yaparken çocuğun gelişimsel düzeyine göre konuşmaya ve gerçekçi davranmaya dikkat edin. Açıklayamayacağınız bir soru sorarlarsa araştırıp kendisine haber vereceğinizi söyleyin. Asla geçiştirmeye çalışmayın. Bu durum ileriki zamanlarda size olan güveninin sarsılmasıyla endişesini daha da arttıracaktır.

Gerekirse kaynak olarak masallara bu konuda hazırlanmış animasyonlara ve şarkılara başvurabilirsiniz. Bu konuda Küresel Çocuk EMDR İttifakı tarafından çocuklara ve ebeveynlere destek olmak amacıyla geliştirilen materyaller Türkçe’ye çevrilmiş ve kültürümüze uyarlanmış olarak yayınlanmıştır. İlgili dökümanlara internet sayfaları üzerinden ulaşabilir ve bu süreci kolaylaştırmak için faydalanabilirsiniz.

Çocuklara, konuyla ilgili kendilerinin de yeni bir şey duyduklarında sizinle paylaşmasını söyleyin. Bunu yapmanız aranızdaki iletişim kanalına her zaman güvenebileceklerini hissettirecektir. Ayrıca süreç süresince virüse karşı aldığınız önlemleri onlarla paylaşmak ve nasıl baş edileceğini onlara da göstermek hem daha güçlü hissetmelerini sağlayacak hem de streslerini azaltacaktır.

Bu dönemde evde çocuklarınızın oyunlarını ve resimlerini gözlemleyin. Çocuklar oyunlarında ve resimlerinde metaforik bir şekilde mesaj veriyor olabilir.  Çoğu zaman kaygıları ve korkuları hakkında bu şekilde fikir edinebilirsiniz. Çocuğunuzun kaygılı ve korkmuş olduğunu fark ettiğinizde öncelikle onun duygularını kabul etmek, küçümsememek ve korkusunu somutlaştırmasına yönelik dışavurumcu sanat etkinlikleri yapmak önemlidir. Gün içerisinde enerjilerini boşaltamayan çocuklar daha çok stres yaşayabilirler. Bu yüzden olabildiğince egzersiz yaparak dans ederek ve hareketli oyunları günlük rutininize katarak enerjilerini atmalarına yardımcı olabilirsiniz ?

Bu süreçte aynı çocuklar gibi ebeveynlerinde kendisine iyi gelen yöntemi bulması önemlidir. Biliyorum söylemesi yapmaktan çok daha kolay ama mümkün.

Bir kaç dakikalığına da olsa endişelenmek yerine neler yapılabilir?

Kimine rahatlama egzersizleri yapmak (meditasyon, nefes, farkındalık vb.), fiziksel egzersizler yapmak(yoga, pilates vb.) iyi gelirken kimine film veya belgesel izlemek ya da kitap-dergi okumak, boyama yapmak, kutu oyunları oynamak iyi gelebilir. Hoşunuza giden kendinize bakım etkinliklerine,  sizi iyi hissettiren kaynaklarınıza yer verebilirsiniz.

Sosyal çevrenizle bağlantıda olmaya, sevme ve sevilmeye devam etmeye ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Özellikle kaygınızın yükseldiğini hissettiğiniz zamanlarda ve kendinizi kötü hissettiğiniz günlerde size destek olan bir kişiye ulaşmaya çalışın. Bazen sadece konuşmak ve yalnız olmadığınızı bilmek size yardımcı olabilir.

Son olarak geçmişe baktığımızda savaşlar, doğal afetler, travma süreçleri gibi birçok olumsuz durumun daha önce de yaşanmış olduğu, ancak insanoğlunun bu süreçleri bir şekilde atlatmayı başardığını kendimize hatırlatalım.

5000+ ABONE ARASINA KATILIN

Bültenimize Abone Olun, Birbirinden Güzel Yazıları Kaçırmayın!

Abone Olduğunuz için Teşekkür Ederiz.

Bir hata meydana geldi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here