Kapadokya

kapadokya

Kapadokya denilince aklımıza muhteşem yapısıyla peri bacaları ve eşsiz manzaralar izlememize imkan tanıyan balonlar gelir. 60 milyon yıl önce Erciyes, Güllü Dağ ve Hasan Dağı aktif volkanken püskürttükleri lav ve küllerle şekiller oluşmuş, milyonlarca yıl boyunca yağan yağmur ve rüzgarlarla şimdiki eşsiz şeklini almıştır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi ağırlayan bölgede birçoğumuzun bilmediği bir tarihi vardır. Öncelikle sizlere Kapadokya’nın çok eskilere dayanan tarihinden çok kısa bir şekilde bahsetmek istiyorum.

Kapadokya tarihi M.Ö. 3000’lerde yaşamış olan Asur ticaret kolonileri ve Hititlere kadar uzanır. Kapadokya tarihinde üç ana dönem vardır. Birinci dönem; paleolitik, neolitik ve antik dönemdir. İkinci dönem Roma ve Bizans dönemleri ve son dönem olan Türk dönemidir.

Bölgenin bilinen tarihindeki yapılan ve onlarca yıl süren verilerle çıkan tablo şöyledir:

M.Ö. 3000-1750 Asur Ticaret Kolonileri ve Hititler Dönemi
M.Ö. 1750-1400 Hitit Krallık Dönemi
M.Ö. 1400-1200 Hitit İmparatorluk Dönemi
M.Ö. 1200-1100 Ege ve Kuzey Kavimlerinin Kapadokya’ya Gelişi
M.Ö. 1100-950 Frigyalılar
M.Ö. 800 Hitit Tabal Krallığı’nm Bölgede Tekrar Canlanışı
M.Ö. 950-585 Kimmer-İskit Akınları ve Lidyalıların Egemenliği
M.Ö. 585-334 Pers Egemenliği
M.Ö. 334-335 Makedonya Komutanlığı (3 Ay)
334-M.S.17 Kapadokya Krallığı Dönemi
17-395 Roma İmparatorluğu Dönemi
395 Doğu Roma (Bizans) Devleti
1072 Türk Boylarının Yerleşmeye Başlaması
1086-1175 Danişmendliler Dönemi
1175 Anadolu Selçukluları Dönemi
1243 Moğol Hakimiyeti
1318 Anadolu Selçuklu Devleti’nin Son Bulması
1318 İlhanlı Valisi Timur Taş’ın ve Eratna Bey’in Yönetimi
1340 Bağımsız Eratna Beyliği
1365 Karamanoğulları Beyliği
1381 Kadı Burhanettin Yönetimi
1398 Karamanoğulları’nın Bölgeyi Geri Alması
1398-1402 Osmanlı Egemenliği
1402 Timur’un Bölgeyi Karamanoğulları’na Geri Vermesi
1436 Sultan II. Murat’ın Nevşehir ve Kayseri’yi Karamanoğlulan’ndan geri alması
1466 Kapadokya’nın Kesin Olarak Osmanlı Topraklarına Katılması
1867 Nevşehir Livasının Kazaya Dönüştürülerek Niğde’ye Bağlanması
1902 Nevşehir’in Ankara Sancağına Bağlanması
1954 Nevşehir’in İl Olması

Sulucakaracahöyük, Topaklı Höyük gibi alanlarda yapılan arkeolojik çalışmalar Hititler’den Bizans dönemine kadar geçen süre içinde bölgede çeşitli kültürlerin (Hitit, Frig, Roma, Geç Roma) yaşadığını göstermektedir.

Heradot tarihinde Persler’in Tanrı heykeli, tapmak, sunak gibi şeyleri yapmayı bilmedikleri; kurbanları dağ başlarında kestikleri ve Zeus’a tanrısal gök kubbe olarak taptıkları, güneşe, aya, toprağa, ateşe, suya ve rüzgara kurban adadıkları anlatılmaktadır. Persler zamanında, Kapadokya’da İran ayinlerinin yaygınlaştığını gösteren deliller M.S. IV. yüzyıla kadar Ateş Tanrısına adanmış mabetlerin varlığıdır.

Hititler; Asurlardan sonra Avrupa’dan Kafkaslar üzerinden gelerek Kapadokya’ya yerleşmiştir (M.Ö. 1750-1700). Hititlerin başkenti Hattuşaş, önemli kentleri ise Alişar ve Alacahöyük’tür.  Önemli geçitlere, ırmak kenarlarındaki kayalık alanlara anıtlar kazımış, ulaştıkları sınırları ve hikayelerini geçtikleri yollara işlemişler. Kapadokya yeraltı şehirlerinin savunma amaçlı gizli geçitlerle döşendiği tarihler de Hititler dönemine denk geliyor. Dar koridorlar, koridorları kapatan devasa taşlar, havalandırmalar Hititler tarafından geliştirilmiş. Anadolu’daki Hitit kentleri birer birer yıkılmış ve M.Ö. 1200 yılında Orta ve Güneydoğu Anadolu’da Geç Hitit dönemi başlamış. Kapadokya bölgesinde hüküm süren Geç Hititler, Kayseri- Niğde – Nevşehir’i kapsayan Tabal Krallığı’na dönüşmüş. Bu dönemin hatırası hiyeroglif kaya anıtları ise Sivasa  (Gökçetoprak), Hacıbektaş Karaburna Köyü ve Acıgül’de bulunmuş. Geç Hitit dönemi M.Ö. 6. Yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürmüş.

Kapadokya Bölgesinin çok geniş bir tarihi vardır.

Onlarca uygarlığa ev sahipliği yapan bölge bu gün Türkiye sınırları içindedir. İç Anadolu’da önemli bir tarih ve turizm bölgesi olan Kapadokya Göreme’yi kuş bakışı görmek için balon firmalarından yer ayırmanız yeterli. Geçen senelerde çok ucuza bulunabilen balonlar bu sene yapılan yeni bir anlaşmayla tüm firmalarca fix bir fiyata oturtulmuş. Firmalar 10-14 kişilik balonlarda kişi başı bedelin 130€ olduğunu söylediler. Bu gerçekten yüksek bir meblağ gibi görünse de hayatınızda bir defa bunu yapmanız gerektiğini düşünüyorum. Balonlar hava durumuna göre sabah 05.00 itibariyle kalkış alanında hazırlanıp yolcularını aldıktan sonra ufukta henüz güneş belirmemişken havalanmaya başlıyorlar. Yerden dâhi bakıldığında mükemmel bir gökyüzü manzarasına sahne olan Kapadokya’da güne pozitif başlamanın en güzel yanı sanırım.

Etkileyici tarihi ve büyüleyici görselleriyle günlüğümde çok güzel anılar olarak kalan Kapadokya’da içime sinmeyen tek şey bazı peri bacalarının hotel olarak kullanılması oldu. Otantik bir yapıya sahip olan doğal yapıların bazıları şu anda konaklama yeri olarak kullanılıyor. Mekân sahiplerinin dediğine göre. Yapılar zarar görmüyormuş. Fakat benim yine de içime sinmiyor.

Kapadokya ziyaretim boyunca yaptığım gözlem ve gezilerimde bana yardımcı olan, Göreme’de camping sahibi Ahmet abi; 38 yaşında ve mükemmel enerjik bir insan. Harika kişiliği ve dostane yaklaşımlarıyla beni kazanan Ahmet abiyi tekrar ziyaret edeceğime söz vererek oradan ayrıldım.

2 YORUMLAR

  1. Elinize sağlık, çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here