HAYDİ 90’LILAR KÜÇÜKLÜĞÜMÜZE İNELİM

835
haydi 90lılar küçüklüğümüze inelim
Dikkat!
Karşınızda neredeyse eski kafalı, 90′ lardan çıkmış bir nesil insanı var…
Yazdıklarım canınızı sıkabilir, “keşke eskiler olsaydı” diyebilir veya beğenmeyebilirsiniz.

90′ ların son nesli olarak, şimdi ki MÜZİK kültüründen açmak istiyorum konuyu. Şimdi ki; kulaklarımızın pası, beyinlerimizin eroini, mp3’lerimizin vazgeçilmezi, popüler eğlence kültürünün egoisti, durmak bilmeyen, pervasızca artan; kalitesiz, anlamsız, saçma, zevksiz ve sadece dıpdıs olarak gördüğüm pop müzik kültüründen..

Bu kadar sövdüğüm, müzik kültürünün yüz karası ve yıkımı olarak gördüğüm bu yeni nesil pop müzikleri dinleyince eğlenmiyor muyum? Evet bazen eğlendiğimi de söyleyebilirim… Ama kendini geliştiremeyen bu saçmalıkta gerçekten eğlenebiliyor muyum yoksa eğlendiğimi mi zannediyorum orası tartışılır.

Şimdi devam edeceğim bu yazımda bu konu, FELSEFİ bir konuya dönüşebilir…

Aslında; felsefi, fiziki, matematiksel düşünecek olursak, gerçeklerin çok fena yanlışı var.
20. yüzyıldayız biz. Teknolojimiz eskisinden çok daha ileri. Çok daha fazla kaynaklara ve bilgilere sahibiz biz. 90’lardan bu yana müzik kültürümüzün İLERLEMESİ gerekir. Gerilemesi değil..

Tamam! Çıkalım felsefeden, psikolojiye gidelim.

Aslına bakılırsa, yeni neslin dinlediği müzikler bize elbette anlamsız, saçma, zevksiz, dıpdıs dıpdıs gelebilir
Çünkü biz;
Tom ve Jerry, Daffy Duck, Bugs Bunny, Casper vb. gibi çizgi filimleri izleyip, o çizgi filimlerdeki klasik müziklerle büyüdük.
Bizim kulağımızın kalite sınırı üstlerde. Kaliteli olmayanı hemen anlıyor, kalitesizi kabullenmiyoruz hemen..
Bir müzikte kulağımızı tırmalayan kötü bir şeyler varsa bile “Neyse eğlenceliymiş.. hoppaaaa..” deyip eğlenebiliyoruz..

Sinemalar?

Kemal Sunal, Türkan Şoray, Gülşen Bubikoğlu.. Ayşeciği izliyorduk – ki şuan yeni nesille birlikte tekrarlarını bile izliyoruz.

Eskilerin hatırlanabilir eserlerini şimdi bile tekrarlı tekrarlı izleyebiliyorsak, kalite işte odur. Üst seviyede gerçek eğlence bence odur.

Biz nasıl bir nesildik böyle! Nasıl eğlenip, nasıl oynardık öyle!

Oynama şıkıdım’la oynayıp, bu ne dünya kardeşim seven sevene ile de dertlenirdik. Halen dertleniyoruz. Üstelik yeni nesille birlikte.

Bizim çok oyuncağımız da yoktu; ağaç yapraklarından zeytinyağlı sarma yapmacılık oynarken, kutu kola ile futbol oynayabilirdik. Büyük kola şişesinden kaykay, sabun ile çizdiğimiz asfaltta seksek ve boncuklarla misket oynardık… Diyorum ya eskiden fazla kaynağımız da yoktu. Teknolojimiz yoktu. Her bir çocuk âdeta tasarımcı gibiydi.

Düşünüyorum da Justın ile ne kadar eğlenilebilinir ki! Sadece, kalite seviyesini aşağıya çekmeyi amaçlayan birileri tarafından eğlenebilme zannı içine düşebiliriz belki de! Evet belki de..

Polisi arayın!

Diyeceğim o ki, te 90’lara dayanan kaliteli çocukluğumuzu sokakta oyun oynarken kaybettik biz.
Sokakta bizim gibi bir nesil bulursanız eğer, polisi arayın. Böyle 90’lar gibi nesil mi olurmuş canım!
Girsin hapse de aklı başına gelsin. Belki o zaman psikolojisi bozulur da yeni nesile ayak uydurabilirler…

3000+ ABONE ARASINA KATILIN

Bültenimize Abone Olun, Birbirinden Güzel Yazıları Kaçırmayın!

Abone Olduğunuz için Teşekkür Ederiz.

Bir hata meydana geldi.

2 YORUMLAR

  1. Yazınızı okurken biran duygulandım. Bazen geçmişi hatırlamak gerekiyormuş. Her neslin kendine göre güzelliği vardır ilaki ama en güzel nesil bence bizmkiydi 🙂

  2. 90’ları çok basit bir şekilde adeta üstten anlatmışsınız. Örnekleriniz ve anlatım tarzınız çok da etkileyici değildi, her ne kadar felsefik ve psikolojik bir ağırlık hisetmiş olsanız da, bu duyguyu hisettirememişsiniz. Yazının etkileyici başlığı ve yazının ağırlığı uyuşmuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here