Hastalık Korkusundan Hipokondriyazise Ve Sağlık Anksiyetesi Nedir?

1315
Hastalık Korkusundan Hipokondriyazise Ve Sağlık Anksiyetesi Nedir?

Tıbbi personel arasında (doktorlar bile!) “sinir hastalığı” olarak isimlendirilen damgalayıcı yaklaşımların arasında en rahatsız edici isimlendirmelerden biridir “hastalık hastalığı”.

Kendinde ağır bir hastalık olduğuna inanan ve inancını tüm uzman görüşlerine rağmen değiştiremeyen, hayatının en önemli konusu hastalık olan kişilerdeki psikiyatrik rahatsızlıktır. Hipokondriyazis bozukluğunun tanısını koyduran ise belirtilerin aşırı veya bir bedensel hastalıkla uyuşmaması değil de kişinin sağlığı ile ilgili duyduğu aşırı korkudur.

Sağlık anksiyetesini artıran nedir?

Hastalık korkusu çoğu zaman normal olabilir. Örneğin yakın arkadaşlarında veya akrabalarında ciddi hastalık olan kişilerde ortaya çıkabilir. Bu korku uzun sürerse ve çok şiddetli olmaya başlarsa sağlık anksiyetesi gelişmeye başlayabilir.

Son zamanlardaki teknolojik gelişmelerin zararları içinde insanların paranoyaklığını besleyen WhatsApp ve benzeri sosyal medya uygulamalarından sonra, sağlık anksiyetesinin hızla artmasına neden olan internet üzerinde sağlıkla ilgili bilgi artışı ve tanı koyma çabasıdır. (Sibernekondria olarak isimlendirlmiştir.)hipokondriyazise-ve-saglik-anksiyetesi-nedir-1 Hastalık Korkusundan Hipokondriyazise Ve Sağlık Anksiyetesi Nedir?

Kendilerini diğer insanlara göre daha dayanıksız zanneden ya da son zamanlarda kendinin yetersiz ve güçsüz olduğuna ikna edebilecek deneyimler yaşayan kişilerde daha çok ortaya çıkar.

Somatosensoryal amplifikasyon teorisi uzun zamandır belirtileri açıklamaya çalışır; bedensel belirtilere aşırı dikkat (dayanıksız olduğunu düşündüğü için her tehlike için önceden önlem almasına gerektiğine inanabilir), seçici odaklanma, bu belirtileri hastalıklara ait ve tehlikeli olduğunu düşünme.

Tedavisinde ilaç kullanımı sınırlı ve dikkatlice yapılmalı, amacın moral artışı sağlamanın yanında bedensel duyumlara duyarsızlaşma olduğu bilinmelidir. Psikoterapilerden oldukça fayda görebilen bir grup olmasına rağmen biraz düzelince çabucak tedaviyi bırakmak hiç de nadir değildir. Bilişsel, davranışçı ve psikodinamik yöntemler etkili olabilir. Olumlu bir ilişkinin kurulması olmazsa olmaz gibidir. Psikoeğitim ile stresin sadece zihinsel değil nasıl bedensel belirtiler oluşturduğu üzerinde dikkatlice durulmalıdır. Kişilik yapılanması anlaşılmaya başlandıkça bilişsel yeniden yapılandırma üzerinde iş birliği içinde çalışılabilir.

Bazı hastalarım bana başvurmadan önce birkaç kez bu durumdan kendi kendilerine kurtulabildiklerini, birkaç sene sonra tekrarladığından bahsetti. Vakit kaybetmeye neden olsa da çoğu insan bu mücadeleyi kendisi yapmak istiyor. Öncelikle hastalıklar hakkında bilgi toplamayı bıraksanız iyi olur. Çevrenizden tavsiyeler dinlemek de bir o kadar kötüdür. Doktorların tavsiye etmediği sıklıkta tansiyon ve nabız takibi yapmamaya çalışın, bedensel egzersizler tüm psikiyatrik rahatsızlıklarda olduğu gibi bu konuda da faydalıdır. Çeşitli hobiler edinmeye çalışın, yeni arkadaşlıklar kurun ve varsa ilişkinizi kuvvetlendirmeye odaklanın.

Kendi başına bunla mücadele etmek çok faydalı olmayabilir, her deneyim, her yeni hastalık arayışı, her yeni doktor, her yeni tetkik, giderek hipokondriyak kişiyi, dayanıksız olduğuna, tanısının bir türlü bulunamadığına ve çok şanssız olduğuna daha çok inanmasına neden olabilir. Bu derinleşmiş inanç daha zor tedavi edilme demektir. Profesyonel yardımın yerini şimdilik hiç bir şey tutmaz.

Bir önceki yazımız olan İnsan Nasıl Hipnotize Olur? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here