Ergenlik Döneminde Beslenme

Ergenlik dönemi; insanda büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu dönemde ergenler sadece fiziksel olarak değil bilişsel yönde de gelişmektedirler. Kimlik arayışı, dış görünüşe fazla önem verme, bağımsızlığa olan ilgi artmaktadır.
Beslenmede ise öğün atlama, dengeli beslenmeme, daha çok ayak üstü beslenme özellikleri görülmektedir.
Oysa yeterli ve dengeli beslenme; vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi, kemik gelişimi, hastalıklara karşı vücut direncinin artmasında en önemli etkendir. Okul performansında artış, bilişsel yetenekler için de yeterli ve dengeli beslenilmelidir.

Yeterli ve dengeli beslenmek, besin çeşitliliğini artırmak için her öğünde farklı besin gruplarından tüketilmelidir. Özellikle meyve, sebze ve protein içeren besinler her gün tüketilmeli, besin değeri düşük ve enerji değeri yüksek yiyecek ve içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Bu gruplardan süt ve ürünleri büyüyen çocuklar ve adölesanlar için kalsiyum ve proteinin önemli bir kaynağıdır. Adölesan (ergen) kızlar arasında süt ve ürünlerinin alımındaki azalma önemli bir sorundur. Günlük su tüketimi en az 8-10 bardak olmalıdır.

Ergenlik Dönemi En Sık Görülen Beslenme Sorunları

  • D Vitamini Eksikliği; Büyümenin hızlı olduğu çocukluk döneminde kemik yapımı çok hızlıdır ve kalsiyum gereksinmesi artar. Bu dönemde kalsiyum gereksinmesinin karşılanması ve yeterli miktarlarda kalsiyum alımı önemlidir. Güneş ışınlarıyla deride ve böbreklerde sentezlenen D vitamini çocukluk döneminde kalsiyum ve fosfor metabolizmasıyla birlikte kemik sağlığında önemli rol oynar. Besinlerle gereksinimin karşılanması mümkün değildir. D vitamininin deride oluşabilmesi için güneş ışınlarının dik gelmediği zaman diliminde günlük 15-20 dakika güneşlenmek önerilir.
  • Anemi; Demir yetersizliği anemisinin sıklıkla görüldüğü risk gruplarından biri çocuk ve adölesanlardır. Bunun en önemli nedenleri; yetersiz besin alımı, azalmış gastrointestinal demir emilimi ile erkeklerde kas dokusu yapımı, kan hacmi artışı ve kızlarda menstruasyonla olan kayıplardır. beslenmede vücut tarafından kolaylıkla emilen ”hem demir” içeren besinler (kırmızı et) tercih edilmelidir. Demir emilimini artırmak için ”hem olmayan demir” kaynakları (kümes hayvanları, yumurta, kuru meyveler, kurubaklagiller, pekmez, tam tahıl ve zenginleştirilmiş tahıl ürünleri), C vitamininden zengin besinler (taze meyve ve sebzeler) ile tüketilmelidir.
  • İyot Yetersizliği; Türkiye’de iyot yetersizliği her bölgede endemik bir sorundur. İyot yetersizliği diyetle yetersiz alıma bağlı olarak gelişir. Yetersizliğe bağlı olarak çocuklarda; guatr, juvenil hipotroidizm, mental fonksiyonların bozulması ve fiziksel gelişmedeki yavaşlama ve kretenizm yaygın olarak görülür. Ayrıca iyot yetersizliği düşük IQ puanlarıyla da ilişkilendirilmiş olup IQ puanında 13.5 puan düşüklüğe neden olabilir. Ailelerin tuz tüketimlerini azaltmaları ancak kullandıkların tuzun ise iyotlu tuz olması konusunda eğitimleri sağlanmalıdır.
  • Şişmanlık; Dengesiz beslenmeye bağlı gelişen şişmanlık; büyüme geriliğine, azalmış fiziksel gelişime, ileri yaşlarda beslenmeye bağlı kronik hastalıkların görülme riskinde artışa neden olur. Çocuk ve adölesanlarda şişmanlığın önlenmesinde, yeterli ve dengeli beslenme uygulamaları yanında fiziksel aktivite yapmaları desteklenmelidir. Bu dönemde her gün en az 60 dakika orta şiddetten daha yüksek şiddetli aktivitelere doğru giden fiziksel aktiviteler tercih edilmelidir. Televizyon, tablet veya bilgisayar başında geçirilen süre günlük 2 saat ile sınırlandırılmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here