AR-GE Ve Teknoloji Politikaları Dairesi Başkanlığı Faaliyetleri

Çağımızda bilgi üretimi ve yüksek teknolojilerdeki gelişmeler, toplumsal hayatı her yönüyle şekillendirmektedir. Bu gelişmelerin içinde olan, katkı veren, gelişmeleri yönlendiren toplumlar, bilgi ekonomisine geçerek bilgi toplumunu oluşturmaktadırlar. Bu gelişmelerin dışında kalanlar ise dünyayı yönlendirmede, ekonomiyi şekillendirmede, küresel pastadan pay almada ve toplumsal refahlarını yükseltmede başarılı olamamaktadır. Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini destekleyerek teknolojiyi geliştirmeye yönelik politikalarla sanayisini destekleyen ülkeler, dünya rekabet sıralamasında üst sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle, uluslararası rekabet gücünün kalıcı olarak artırılması için teknolojiyi kullanan veya transfer eden ülke olmanın ötesine geçilerek, güçlü bir Ar-Ge ve yenilik ekosistemi ile teknolojiyi üreten ülke olunması gerekmektedir. Bilimde ve teknolojide hızlı bir şekilde ilerlenmesi ve bunun kalıcı hale getirilmesi için öncelikli olarak; Ar-Ge ve yenilik kültürünün, beraberinde Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Ar-Ge ve yenilik politika araçlarından biri, kuşkusuz destek ve teşvik mekanizmasıdır. Bakanlığımız tarafından, Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini desteklemek için fikir aşamasından proje aşamasına; seri üretim aşamasından ticarileştirme aşamasına kadar çeşitli destek ve teşvik programları başlatılmış ve başarılı bir şekilde yürütülmektedir. Bu çerçevede sağlanan destek ve teşvikler sayesinde, ülkemizde güçlü bir Ar-Ge ve yenilik ekosistemi oluşmaya başlamıştır. Bugün itibarı ile 879 özel sektör Ar-Ge Merkezi, 56 Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve 60 bine yakın proje ile yoğun bir şekilde Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri yürütülmektedir.

Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin bütün unsurlarının katkıları ile ülkemizin 2023 hedeflerine daha hızlı ve sağlam adımlarla ulaşması için çalışılmaya devam edilmektedir. Bu doğrultuda, Ar-Ge ve Teknoloji Politikaları Dairesi Başkanlığı aşağıda belirtilen faaliyetleri yürütmektedir.

Ülkemizde Kamu, Üniversite ve Sanayi İşbirliği’nin güçlenmesi amacı ile Strateji Belgesi Çalışmaları (KÜSİ ÇG, KÜSİ İl Planlama Kurulu, KÜSİP…)

Ülkemizde Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği’nde (KÜSİ) paydaşlar arasındaki sinerjiyi artırmak, ulusal yenilik ekosisteminde bu işbirliğini geliştirmek; sanayimizi rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen, yüksek teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla Türkiye Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) Stratejisi ve Eylem Planı oluşturulmuştur. Belgede aşağıdaki 6 hedef altında 31 eylem belirlenmiştir:

  • İletişimde kurumsal yapılanma, iletişim ve algıyı oluşturmak
  • Hukuki düzenlemeleri yapmak
  • Finansal kaynakları ve destek mekanizmalarını geliştirmek
  • Paydaşların idari ve teknik altyapısını geliştirmek
  • Nitelikli işgücünü oluşturmak, insan kaynağını geliştirmek ve eğitim
  • Fikri mülkiyet haklarını korumak ve ticarileştirmek

2015-2018 yıllarını kapsayan Strateji Belgesi kapsamında, temel olarak 6 hedef çerçevesinde belirlenen eylemlerin gerçekleşmesinden sorumlu kuruluşlar: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Türk Patent ve TÜBİTAK’tır. Söz konusu 31 eylemden 12’si tamamlanmış olup kalan 19 eylemin 2018 yılı içinde tamamlanması planlanmaktadır.

Bu çerçevede, Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitesini arttırarak ülke ekonomisinin gelişmesine önemli katkı sağlayan Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği’ni güçlendirmek ve yaygınlaştırmak üzere; kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sanayi kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon ve yönlendirme faaliyetlerine başlanmıştır. Bu faaliyetleri yürütmek amacıyla 81 ilimizi temsil eden ve 96 öğretim üyesinin yer aldığı KÜSİ Çalışma Grubu oluşturulmuştur. KÜSİ Çalışma Grubu, sanayimizin Ar-Ge ve yenilik kültürünün arttırılması ve üniversitelerimiz ile ortak Ar-Ge ve yenilik projelerinin geliştirilmesini yönlendirmek amacıyla, bugüne kadar 1.960 firmamızı ziyaret ederek bilgilendirme faaliyetleri yürütmüştür.

Ayrıca, KÜSİ faaliyetlerinin sahiplenilmesinin ve koordinasyonunun sağlanması amacıyla 81 ilimizde, KÜSİ Çalışma Grubu üyesi ile birlikte kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, Kalkınma Ajansları, Organize Sanayi Bölgeleri, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve STK’lardan temsilcilerin de yer aldığı KÜSİ İl Planlama ve Geliştirme Kurulları oluşturulmuştur.

KÜSİ faaliyetlerinin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla, bakanlığımız koordinasyonunda; Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlükleri ile KÜSİ Çalışma Grubu üyeleri tarafından mevcut durum analizine yönelik, 81 ilde 1.398 kişinin katılımı ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmadan ortaya çıkan sonuçlar ve ankete katılanların (kamu, üniversite ve sanayi temsilcileri) tespitleri doğrultusunda, illerin Ar-Ge ve yenilik ekosistemi potansiyeli ile bu potansiyelin uygulamaya aktarılmasındaki farklılıkları temel alan yeni bir KÜSİ modeli oluşturulmuştur.

KÜSİ Yeni Model çalışması kapsamında 2 tür endeks elde edilmiştir. Endekslerden biri, KÜSİ kapsamında illerin Ar-Ge ve yenilik ekosistemini ortaya koyarken; diğeri, illerin uygulama endeksini ortaya koymaktadır. İki ayrı endeks oluşturulmasının nedeni, illerin KÜSİ kapsamında girdi değişkenleri ile çıktı değişkenlerini ayrı ayrı yorumlama gereksinimidir. KÜSİ Ar-Ge ve Yenilik Ekosistem Endeksi, illerin KÜSİ kapsamındaki potansiyel durumlarını ortaya koyarken; KÜSİ Uygulama Endeksi, illerin KÜSİ kapsamındaki potansiyellerini ne ölçüde kullandıklarını ortaya koymaktadır.

KÜSİ Ar-Ge ve Yenilik Ekosistem Endeksi; illerimizdeki Ar-Ge ve yenilik ekosisteminde yer alan kurumların  (Ar-Ge/Tasarım Merkezi, Enstitü, Üniversite, TGB, TTO) bilgilerini, illerimizdeki sektörlerin bilgilerini ve yine illerimizdeki OSB’lerin bilgilerini içeren, 50 farklı kriterden oluşan bir endekstir.

KÜSİ Uygulama Endeksi ise; illerimizdeki Ar-Ge ve yenilik ekosisteminde yer alan kurumların uygulamaları doğrultusunda ortaya çıkan proje (TEYDEB, SAN-TEZ, ARDEB, KOSGEB vb. projeler) bilgilerini, ticarileşme (Patent, Faydalı Model, Marka, TÜR Belgesi) bilgilerini ve girişimcilik (TÜBİTAK 1512 ve KOSGEB Girişimcilik) bilgilerini içeren, 24 kriterden oluşan bir endekstir.

İllerin KÜSİ Ar-Ge ve Yenilik Ekosistem Endeksi ve KÜSİ Uygulama Endeksi genel puan değerleri bir bütün olarak incelendiğinde, toplam puan değerleri arasında önemli farklılıklar ve kırılma noktaları olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede her iki endeks için 4 homojen grup belirlenmiş olup, illerin dağılımı aşağıdaki şekillerde ortaya konmuştur.

ar-ge-ve-teknoloji-politikalari-dairesi-baskanligi-faaliyetleri AR-GE Ve Teknoloji Politikaları Dairesi Başkanlığı Faaliyetleri

Şekil 1. KÜSİ Ar-Ge ve Yenilik Ekosistem Endeksi İl Performans Sonuçları

ar-ge-ve-teknoloji-politikalari-dairesi-baskanligi-faaliyetleri AR-GE Ve Teknoloji Politikaları Dairesi Başkanlığı Faaliyetleri

Şekil 2. KÜSİ Uygulama Endeksi İl Performans Sonuçları

Bu iki endeks, aynı düzlemde yer alan ancak birinin girdisinin ötekinin çıktısı olduğu, birbirilerini tamamlayıcı endekslerdir. Çalışma kapsamında ayrıca Ar-Ge ve yenilik ekosistemini en iyi kullanan ve kullanamayan iller de sıralanmış, sıralama kapsamında iller gruplandırılmış ve değişkenler bazında illerin kriterler açısından eksiklikleri ortaya çıkarılmıştır.

Model kapsamında oluşturulan endekslerde, 81 ilin KÜSİ konusundaki potansiyeli ve uygulanabilirliği ortaya konulmuştur. Bu çalışma kapsamında 81 il bazında, ilin ekosistem dinamikleri ve uygulama kabiliyeti dikkate alınarak iller homojen gruplara ayrılmış ve her ilin benzer potansiyelde olduğu gruplar kullanılarak il değerlendirmeleri yapılmış, illere özgü ve o ili KÜSİ kapsamında geliştirecek politikalar oluşturulmuştur.

Gaziantep ili; ekosistem dinamikleri ve uygulama kabiliyeti dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, hem Ar-Ge ve Yenilik Ekosistem Endeksi’nde hem de Uygulama Endeksi’nde “Lider İller” kategorisinde yer almıştır. Homojen gruplamaya göre; diğer lider illere kıyasla Gaziantep ilinin gelişime açık alanlarının fazla olması nedeniyle, Ar-Ge ve Tasarım Merkezi sayılarının, TÜBİTAK ve KOSGEB destekli proje sayılarının artırılabileceği belirlenmiştir.

Biyoteknoloji ve Nanoteknoloji Strateji Belgeleri Çalışmaları

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (BSTB) tarafından; 2013-2016 Stratejik Planı, Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018), TÜBİTAK Vizyon 2003-2023 Strateji Belgesi ve ilgili Bilim, Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) kararları doğrultusunda ve “Biyoteknoloji alanında teknolojik bilgi düzeyini ve katma değerli üretimi artırarak dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almak” vizyonuyla, Türkiye Biyoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018) hazırlanmış, 27/06/2015 tarihli ve 29399 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Biyoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı belgesine KÜSİP üzerinden erişim sağlanabilir.[1] Strateji belgesinde 6 hedef altında toplam 25 eylem belirlenmiştir. 9 eylem tamamlanmış olup 16 eyleme dair gelişmeler devam etmektedir. Strateji belgesi kapsamında oluşturulan ve 21 farklı kurumdan 31 temsilcinin yer aldığı Biyoteknoloji Çalışma Grubu; şimdiye kadar, KOSGEB’e iletilmek üzere biyoteknoloji alanında çağrıya çıkılabilecek konuların belirlenmesi ve TÜİK resmi istatistik programına biyoteknoloji istatistiklerinin de eklenmesi gibi çeşitli faaliyetler yürütmüştür. Çalışma grubu, 2018 yılında ise Biyogüvenlik Kanunu’nun biyoteknolojide Ar-Ge ve üretim yapılmasına olanak sağlayacak şekilde gözden geçirilmesine yönelik çalışmalara başlamıştır.

“Nanoteknoloji alanında altyapısını ve insan kaynağını güçlendirerek küresel ihtiyaçları karşılayabilen bir ülke olmak.” vizyonundan yola çıkılarak; dünyada ve ülkemizde değişen ekonomik ve sosyal koşullar, Onuncu Kalkınma Planı Stratejisi, Orta Vadeli Program, Türkiye Sanayi Stratejisi ve Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi ve Eylem Planı’nda yer alan temel ilkeler, politikalar ve hedefler dikkate alınıp Türkiye Nanoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı (2017-2018) hazırlanmış, 19/09/2017 tarihli ve 31385 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Belgenin uygulama, izleme ve değerlendirme süreci bu tarih itibari ile başlamış bulunmaktadır. Strateji belgesinde 4 hedef altında toplam 15 eylem belirlenmiştir. Nanoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı belgesine KÜSİP üzerinden erişim sağlanabilir.[2] Strateji belgesi kapsamında oluşturulan ve 34 farklı kurumdan 36 temsilcinin yer aldığı Nanoteknoloji Çalışma Grubu; 2018 yılı içinde, gelişmiş ülke uygulamalarının incelenerek ülkemiz için model oluşturulması, nanoteknoloji alanında Ar-Ge envanteri çıkarılması ve resmi istatistik oluşturulması çalışmalarına başlamıştır.

Antarktika’ya Bilim Üssü Kurulması Projesi

T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde, bakanlığımız uhdesinde ve İstanbul Teknik Üniversitesi teknik koordinasyonunda yürütülmekte olan “Antarktika’ya Bilim Üssü Kurulması Projesi” kapsamında; Türkiye’nin Antarktika alanında uluslararası arenada temsili ve işbirliği potansiyelinin hayata geçirilebilmesi için yapılacak iş ve işlemler yürütülmektedir.

Antarktika Projesi ile ülkemiz; kıtanın yönetimini sağlayan Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde, gözlemci ülke statüsünden danışman ülke statüsüne geçerek kıtanın yönetiminde söz sahibi olmak istemektedir. Bu kapsamda danışman ülke statüsüne geçebilmek için; ulusal seferlerin düzenlemesi, ulusal bir bilim programının hazırlanması, ikili işbirlikleri kapsamında Türk bilim adamlarının diğer ülkelerin üslerinde bilim faaliyetleri gerçekleştirmesi ve Antarktika’da Türk Bilim Üssü’nün kurulması gerekmektedir.

Bu amaç doğrultusunda 24 Şubat – 4 Nisan 2017 tarihleri arasında Birinci Ulusal Antarktik Bilim Seferi düzenlenmiştir. İTÜ, KTÜ, Gazi ve Hitit Üniversiteleri’nden 9 araştırmacının katıldığı seferde Türk Bilim Üssü için ön fizibilite çalışması ve bilimsel araştırmalar yapılmıştır.

Antarktika’da yapılacak bilimsel çalışmaların sürdürülebilir olması ve ulusal hedeflere hizmet etmesi için, Ulusal Kutup Bilim Programı (2018 – 2022) hazırlanmış ve 29 Aralık 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir.  Ulusal Kutup Bilim Programı’nın kapsamını; Öncelikli Araştırma Temaları, İnsan Kaynakları, Uluslararası İşbirlikleri, Eğitim, Tanıtım ve Halka Erişim, Bilim Seferleri ile Lojistik ve Türk Bilim Üssü oluşturmaktadır.

İkinci Ulusal Antarktik Bilim Seferi 7 Mart 2018 tarihinde başlamış, 24 Nisan 2018 tamamlanmıştır. Sefer kapsamında, bilim insanlarımız ve uzmanlardan oluşan 28 kişilik ekip kıtaya seyir yapmıştır.

Ülkelerle kutup konularında uzun dönemli işbirliklerinin sağlanması adına Ukrayna ve Şili ile mutabakat zaptlarımızın imzalanması süreçleri devam etmektedir.

2017-2018 Antarktik sezonunda, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hakkâri Üniversitesi ve Bern Üniversitesi’nden toplam 8 Türk bilim adamının Polonya, Belçika, Çek Cumhuriyeti ve Bulgaristan üslerine gönderilmesi konusunda ilgili ülkelerle anlaşma sağlanmış ve bilim insanlarımız bu ülkelerin Antarktika’daki üslerine gönderilmiştir. Ayrıca üslerin çevre prosedürlerinin takibi hakkında bilgi sahibi olmak üzere, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcisi Şili üssüne gönderilmiştir.

Diğer taraftan Üçüncü Ulusal Antarktik Bilim Seferi’nde yer alacak projelerin belirlenmesi amacıyla 1 Mart 2018 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından proje başvuru çağrısına çıkılmıştır. Proje başvurusu için son tarih 4 Mayıs 2018’dir.

Ayrıca Ulusal Kutup Bilim Programı (2018 – 2022) kapsamında belirlenmiş öncelikli araştırma temalarında, araştırmacılarımızın projelerinin desteklenmesi amacıyla bakanlığımız ile TÜBİTAK arasında 12 Mart 2018 tarihinde bir protokol imzalanmıştır. Bu kapsamda TÜBİTAK tarafından proje çağrısına çıkılmış olup Mayıs sonuna kadar açık kalacak çağrıda toplam bütçe 1 Milyon Avro olarak belirlenmiştir.

Öte yandan ülkemizin Arktik bölgesi ile ilgili yol haritasını belirlemek amacıyla çalışmalar Nisan 2018 tarihi itibariyle başlatılmış olup, 2018 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir.

AR-GE MERKEZLERİ

Ar-Ge Merkezleri için, 2008 yılında yürürlüğe giren 5746 sayılı kanunla Ar-Ge Merkezleri Belgesi verilmeye başlanmıştır. 2016 yılında yürürlüğe giren 6676 sayılı Çerçeve Kanun ile birlikte Ar-Ge Merkezleri’ne ilave olarak Tasarım Merkezleri’ne de belge verilmeye başlanmıştır.

2008 yılından bugüne Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri sayısal ilerleme tablosu aşağıda gösterilmiştir.

 20082009201020112012201320142015201620172018
Ar-Ge Merkezi206282110138152168232334770879
Tasarım Merkezi6142208

Ar-Ge Merkezi Belgesi verilen işletmelere sağlanan destek ve muafiyetler

  • Ar-Ge veya tasarım harcamalarının tamamı Kurumlar Vergisi indirimine dâhil
  • Gelir Vergisi Stopajı Teşviki
  • Sigorta Primi Desteği (İşveren hissesinin yarısı 2023 yılına kadar Maliye Bakanlığı tarafından karşılanır)
  • Damga Vergisi İstisnası
  • Gümrük Vergisi İstisnası
  • Temel Bilimler Desteği

08.05.2018 itibariyle 57 Ar-Ge Merkezi’nde;

Doktoralı personel sayısı:19

Yüksek Lisanslı personel sayısı:166

Lisanslı personel sayısı:969

Meslek Lisesi/Meslek Yüksekokulu/destek sayısı: 757

TOPLAM: 1911 personel istihdam edilmektedir. 709 adet proje yürütülmektedir.

Tasarım Merkezleri

Tasarım projelerini veya sözleşme çerçevesinde siparişe dayalı olarak yürütülen tasarım faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere kurulan; dar mükellef kurumların Türkiye’deki iş yerleri dâhil, kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan sermaye şirketlerinin organizasyon yapısı içinde ayrı bir birim şeklinde örgütlenmiş, münhasıran yurt içinde tasarım faaliyetlerinde bulunan ve en az on tam zamanlı eşdeğer tasarım personeli istihdam eden, yeterli tasarım birikimi ve yeteneği olan birimlerdir.

Tasarım Merkezi kurmak için başvuruda bulunacak firmaların aşağıdaki asgari şartları taşımaları gerekmektedir:

  • Tasarım Merkezleri’nde en az on tam zamanlı eşdeğer tasarım personeli istihdam edilmesi
  • Tasarım Merkezleri’nin kanun kapsamındaki tasarım faaliyetlerinin yurt içinde gerçekleştirilmesi
  • Tasarım Merkezleri’nde çalışan personelin, bu merkezlerde çalıştığının fiziki kontrolünü yapacak mekanizmaların bulunması
  • Tasarım Merkezleri’nin konusu, süresi, bütçesi ve personel ihtiyacı tanımlanmış program ve projelerinin bulunması
  • Tasarım Merkezleri’nin ayrı bir birim şeklinde örgütlenmiş ve tek bir yerleşke veya fiziki mekân içinde yer alması
  • Başvuru yapan işletmenin yeterli tasarım yönetimi ile teknolojik varlıkları, insan kaynakları, fikrî haklar, proje ve bilgi kaynakları yönetim yeteneği ve kapasitesinin bulunması

5746 sayılı kanun ile Tasarım Merkezleri’ne Sağlanan Muafiyetler:

5746 sayılı kanunun uygulanmasına yönelik olarak hazırlanan “Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği” kapsamında, Tasarım Merkezi Belgesi verilen işletmelerin yapmış olduğu tasarım projeleri ile ilgili olarak yaptıkları harcamalar için;

  1. Tasarım İndirimi
  2. Gelir Vergisi Stopajı Teşviki
  3. Sigorta Primi Desteği
  4. Damga Vergisi İstisnası
  5. Gümrük Vergisi İstisnası

verilmektedir.

Tasarım Merkezleri desteklerinin yürürlüğe girdiği 2016 yılından itibaren 208 firmaya Tasarım Merkezi Belgesi verilmiştir.

Gelişmenin Anahtarı

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (Teknoparklar)

ar-ge-ve-teknoloji-politikalari-dairesi-baskanligi-faaliyetleri-1-300x166 AR-GE Ve Teknoloji Politikaları Dairesi Başkanlığı Faaliyetleri Ülkemizde 2002 yılından itibaren kurulmaya başlanan ve köklü üniversitelerimizin hemen hepsinde bulunan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (Teknoparklar); üniversite ile Ar-Ge çalışması yürütecek firmaları buluşturan, genç ve yeni işletmelerin gelişmesine imkân sağlayan, öğrencilere girişimcilerle çalışma fırsatı veren ve teknolojiyle iç içe olmalarını sağlayan merkezlerdir. Asıl amacı; üniversitelerdeki ve araştırma merkezlerindeki teorik bilgi ve hedefleri teknoloji ile birleştirerek yeni ürünler elde etmek, firma ve kuruluşları teknoloji merkezli olmaya teşvik etmektir.

Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark) denildiğinde ilk olarak, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde San Francisco vadisinde bulunan Silikon Vadisi akla gelmektedir. ABD gibi İngiltere, Japonya, Güney Kore ve Malezya da dünya çapında tanınan teknoparklara sahip ülkelerdir. Yapılan araştırmalar, teknoparkların bu ülkelerin ekonomik gelişiminde çok önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Bugün gelişmiş olarak nitelediğimiz ülkelerin hemen hepsinde bu gibi yapılar yirminci yüzyılda hayata geçirilirken, ülkemizde bu yapıların oluşturulması için yirmi birinci yüzyıla giriş beklenmiştir.

Bununla beraber, ülkemizde özellikle son yıllarda sağlanan teknolojik gelişmeler ve yerlilikar-ge-ve-teknoloji-politikalari-dairesi-baskanligi-faaliyetleri-2-300x196 AR-GE Ve Teknoloji Politikaları Dairesi Başkanlığı Faaliyetleri oranlarındaki artış, gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı hızla kapattığımızı göstermektedir. Ülkemiz, yetişmiş insanına imkân ve ortam sağlandığında neleri başarabileceğinin farkına varmıştır.

Bugüne kadar kurulan 77 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nden faaliyete geçen 56’sının, bölge ve ülke kalkınmasına önemli katkılarının olduğu görülmekte ve teknoparkların nitelik ve nicelik olarak geliştirilmesine büyük önem verilmektedir.

Bu kapsamda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde yapımına başlanılacak olan binaların Mimari Uygulama Projeleri, Peyzaj Projesi, Çevre Aydınlatma ve Sulama Projeleri ile Yangın Kaçış Projeleri bakanlığımız tarafından onaylanmakta olup, Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgeleri bakanlığımızca düzenlenmektedir. İşletmeler, bölgede başlatıp sonuçlandırdıkları Ar-Ge veya tasarım projeleri sonucu elde ettikleri yüksek teknolojik ürünün üretilmesi için gerekli olan yatırımı, yönetici şirketin uygun bulması ve bakanlığımızın izin vermesi şartıyla,  herhangi bir bölge içerisinde yapabilmektedir.

Bölgelerde yapımı devam eden İdare Binası, Kuluçka Merkezi ve Altyapı inşaatlarına bakanlığımız bütçesinden 472.469.571 TL hibe destek kullandırılmıştır.

Faaliyette olan TGB’lerden Ankara’da 6 adet, İstanbul’da 6 adet, Kocaeli’de 4 adet, İzmir’de 4 adet, Konya’da 2 adet ve Gaziantep, Antalya, Kayseri, Trabzon, Adana, Erzurum, Mersin, Isparta, Eskişehir, Bursa, Denizli, Edirne, Elazığ, Sivas, Diyarbakır, Tokat, Sakarya, Bolu,  Kütahya, Samsun, Malatya, Şanlıurfa, Düzce, Çanakkale, Kahramanmaraş, Tekirdağ, Çorum, Van, Kırıkkale, Yozgat, Afyon, Niğde, Manisa ve Aydın’da 1’er adet mevcuttur. Bununla birlikte, Ankara’da 2 adet, İstanbul 5 adet, Burdur, Balıkesir, Hatay, Karaman, Muğla, Batman, Osmaniye, Zonguldak, Karabük, Gaziantep, Antalya, Nevşehir, Kocaeli ve Mersin’de 1’er adet TGB henüz faaliyete geçmemiştir. (Bilecik ve Uşak ek alan olarak faaliyete geçmemiştir.)  Toplamda 51 ilde Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunmaktadır.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde faaliyet gösteren firma sayısı, Nisan 2018 itibariyle 4.916’ya ulaşmıştır. Yabancı sermaye açısından baktığımızda; Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde 78 adet yabancı, 206 adet de yabancı ortaklı firma yer almaktadır. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde, Nisan 2018 itibariyle toplam 47.525 personele istihdam sağlanmıştır.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde ağırlıklı olarak; Yazılım, Bilişim, Elektronik, İleri Malzeme teknolojileri başta olmak üzere; Tasarım, Nanoteknoloji, Biyoteknoloji, Otomotiv, Tıp Teknolojileri ve Yenilenebilir Enerji konularında çalışan yenilikçi firmalar yer almakta olup, bölgelerde yürütülen toplam Ar-Ge proje sayısı Nisan 2018 itibariyle 8.316 adettir.

Faaliyete geçen Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde bulunan şirketlerin, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere, Japonya, İsrail, İngiltere ve Almanya gibi dünyanın en gelişmiş ülkelerine yapmış oldukları teknolojik ürün ihracatı Nisan 2018 itibariyle 3,4 Milyar ABD dolarına ulaşmıştır. Toplam Satış Miktarı ise 57.8 Milyar TL’ye ulaşmış bulunmaktadır.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde faaliyet gösteren firmaların Nisan 2018 itibariyle Fikri Mülkiyet durumlarına bakarsak;  Patent Tescil sayısı 997, Patent Başvuru sayısı 2207, Faydalı Model Tescil sayısı 461, Faydalı Model Başvuru sayısı 176, Endüstriyel Tasarım Tescil sayısı 85, Endüstriyel Tasarım Başvuru sayısı 56, Yazılım Telif Tescil sayısı 100’e ulaşmış bulunmaktadır.

Dördüncü Sanayi Devrimi

17 Şubat 2016 tarihinde yapılan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 29. Toplantısı’nda “Akıllı Üretim Sistemlerine Yönelik Çalışmalar Yapılması [2016/101]” kararı alınmıştır. Bu karara göre, ülkemiz sanayisinin yüksek teknoloji üretiminde uluslararası rekabet gücünün artırılmasını sağlayacak akıllı üretim sistemlerine geçişi amacıyla;

  1. Ülkemizin dinamiklerine uygun yürütme, uygulama ve izleme modelinin; eğitim, istihdam ve sektörel politikalar ile ilgili analizleri de kapsayacak şekilde ilgili sektör paydaşları eşgüdümünde geliştirilmesi,
  2. Kritik ve öncü teknolojilerde (öncelikle siber fiziksel sistemler, yapay zekâ/sensör/robot teknolojileri, nesnelerin interneti, büyük veri, siber güvenlik, bulut bilişim vb.) yetkinlik kazanılmasını sağlayacak hedef odaklı Ar-Ge çalışmalarının artırılması,
  3. Kritik ve öncü teknolojilerin yerli firmalarımızca üretilmelerini sağlayacak üretim altyapılarına yönelik, pilot üretim ve gösterim desteklerini de kapsayacak şekilde, gerekli teşvik ve destek mekanizmalarının gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi konularında çalışmaların gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

Ülkemizin imalat sanayisinde dijital dönüşümün sağlanmasına yönelik politika ve strateji geliştirme faaliyetleri, 2016 yılında bakanlığımız koordinasyonunda başlatılmıştır. İlk olarak TOBB, TİM, TÜSİAD, MÜSİAD, YASED ve TTGV gibi STK’lardan oluşan “Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu” kurulmuştur. Platform; sanayinin dijital dönüşümü sürecine ilişkin politikaların belirlenmesi, uygulanması, projelerin geliştirilmesi ve dijital dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyulan teknolojilerin üretilmesine destek vermek için sanayiciler, özel sektör ve bunların çatı kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan çalışma grupları vasıtasıyla çeşitli faaliyetler yürütmektedir.

Başkanlığını Sayın Bakanımızın yaptığı platform bünyesinde; Sanayide Dijital Teknolojiler, İleri Üretim Teknikleri, Açık İnovasyon, Eğitim, Altyapı, Standardizasyon, Mevzuat ve Patent konularında 6 adet alt çalışma grubu oluşturulmuştur. Platform üyeleriyle gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde, sanayimizin dijital dönüşümüne yönelik bir “Yol Haritası” hazırlanması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Bu arada, 2017 yılında sanayimizin dijital dönüşümü ile ilgili politika ve stratejiler oluşturmak, program ve projeler icra etmek, teşvikler/destekler sağlamak, sanayi devrimi faaliyetlerini yürütmek ve Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu’nun sekretarya faaliyetlerini yürütmek amacıyla bakanlığımız Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü bünyesinde Dördüncü Sanayi Devrimi Dairesi Başkanlığı kurulmuştur.

Yol haritası hazırlıkları kapsamında bakanlığımızca yürütülen “KOBİ’lerde Dijital Dönüşümün Sağlanmasına Yönelik Politika Geliştirme” projesinde küresel ve ulusal analizler gerçekleştirilmiştir. Dijitalleşme çalışmalarına; ülke kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılması ve dijitalleşmeden olabildiğince fazla fayda sağlanması amacıyla tüm sektörlerde aynı anda dijitalleşmenin başlatılması yerine, önceden belirlenen ve Türkiye’nin önümüzdeki dönemde kaynaklarının önemli bir kısmını ayırarak odaklanması öngörülen 5 sektör grubundan başlanması ve daha sonra diğer sektörlere yaygınlaştırılması amaçlanmıştır.

Buna göre bakanlığımız tarafından, dijital dönüşüm potansiyeli, ihracat, istihdam ve katma değer potansiyelleri dikkate alınarak oluşturulan “Sektör Önceliklendirme Modeli” neticesinde;

–  Kimya ve ilaç,

–  Motorlu kara taşıtları,

–  Makine ve teçhizat,

–  Gıda,

–  Yarı iletkenler ve elektronik

odaklanılacak sektörler olarak öne çıkmıştır. Bu sektörlere yönelik ağırlıklı temalar ise:

  • Dijitalleşme
  • Teknoloji ve Ar-Ge yoğunluğu
  • Dış pazar odağı
  • Yurtiçi üretim ve yerlileşme önceliği
  • İşgücü niteliğinin geliştirilmesi
  • Ölçek ekonomileri ile verim artışı

olarak belirlenmiştir.

Ayrıca ülkemizdeki imalat sanayi işletmelerine, dijitalleşme farkındalığı ve seviyesi ile dijitalleşme sürecinde kamudan beklentilerine yönelik bir anket çalışması yapılarak dijital dönüşüm yol haritasına temel oluşturulmuştur.

Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu çalışma gruplarının yapmış olduğu çalışmalar ve “KOBİ’lerde Dijital Dönüşümün Sağlanmasına Yönelik Politika Geliştirme” proje çıktıları kullanılarak İmalat Sanayisinde Dijital Dönüşüm Yol Haritası Raporu ve Eylem Planı hazırlanmıştır. Söz konusu yol haritası yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Ülkemizin rekabet gücünün artırılması için, tüm dünyada yaşanmakta olan dijital dönüşümün fırsatlarından azami derecede faydalanılması ve yıkıcı etkilerinin bertaraf edilmesi gerekmektedir. Bu amaçla hazırlanan yol haritasının tüm paydaşlarla eşgüdüm içerisinde yürütülmesi ve imalat sanayimizin dijital dönüşümünün sağlanması hedeflenmektedir.

Ülkemizde dijital dönüşümün sağlanması sonucunda önümüzdeki 10 yıl içinde;

  • Katma değerin 143 milyar dolardan 293 milyar dolara,
  • İhracatın 135 milyar dolardan 338 milyar dolara,
  • İhracatta yüksek teknolojili sektörlerin payının %3 seviyesinden %15’e,
  • İmalat sanayi toplam istihdamının 4,4 milyon kişiden 8,3 milyon kişiye

yükseltilmesi hedeflenmektedir.

11 Aralık 2017’de başlamış olan ve 15 aylık bir çalışma olarak tasarlanan “Sanayi ve Teknoloji Hamlesi İçin Geleceğin Teknolojileri ve Endüstrilerinin Belirlenmesi Projesi” kapsamında; odaklanılacak sektörlere yönelik yol haritalarının hazırlanması ve belirlenen sektörlerin katma değerlerinin katlanarak artmasını sağlamak için, büyük yatırım projelerinin (kritik eylemler) ve bu projelerin hayata geçeceği ekosistemi destekleyecek uygulamaların (destekleyici uygulamalar) detaylı planları hazırlanmıştır. Üst düzey fayda-maliyet analizlerinin gerçekleştirilmesi ve İZTÜ modelleme ve iş planının hazırlanması sürecini içeren 2.aşama çalışmaları devam etmektedir. Projenin son (üçüncü)aşamasında ise, sektörel eylem planları ile öncü projelere ilişkin detaylı uygulama planları hazırlanarak idarenin uygulama yetkinliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar tamamlanacaktır.

Mevcut teknoparklardan yapısal olarak farklılaşan, ulusal ve uluslararası Ar-Ge ve inovasyon kuruluşlarının yer aldığı, yakın çevresiyle bir ekosistem oluşturmak üzere seçilmiş konulara odaklanan, kısa dönemde üreteceği teknoloji ve ürünler ile ülke ekonomisine belirgin bir katma değer kazandıracak olan Teknoloji Üssü (İZTÜ)’nün İzmir’de kurulması planlanmıştır.

Önemle üzerinde durulacak bir husus; İZTÜ’nün sadece bölgesel değil, uluslararası alanda da rekabet edecek bir yapıda bütün Türkiye’ye hitap edecek bir teknoloji üssü olacağıdır. Bu nedenle ulusal tüm yetkinlikleri ekosisteminde barındıracak, aynı zamanda uluslararası yetenekleri de bünyesine çekebilecek bir yapıya sahip olacaktır. Bakanlığımız, uluslararası yatırımcıların ülkemize yatırım yapmasını; yerlileşme ve millileşme politikamızın yardımcı bir unsuru olarak görmektedir. Bu çerçevede İZTÜ’ de; Ar-Ge ve inovasyon faaliyetinde bulunacak uluslararası firmaların yanı sıra öncü kritik projeler gerçekleştirilecek, büyük firmalarla onların ekosisteminde yer alacak küçük ve orta ölçekli teknoloji firmalarıyla Startup’ ların yer alması modellenecektir.

İZTÜ’ de, tasarlanan yönetişim sistemiyle; yerli ve yabancı yatırımcıların şirket kurması, Ar-Ge ve İnovasyon destekleri, girişim ve risk sermayesi fonları, fikri mülkiyet hakları ve benzeri hizmetlerin teknopark firmalarına sağlanması için, tek durak modeli dâhil her türlü kolaylığın yer alması planlanmaktadır. Ayrıca öngörülen teknoparkta faaliyet gösterecek tüm şirketlerin orta kullanımına açık olan laboratuvarlar, prototip atölyeler ve sosyal donatı alanları yer alacaktır. Böylece mükerrer yatırımlar önlenecek, birlikte çalışma kültürüyle sinerji oluşacaktır.

İZTÜ’ de 10 yıllık süre sonrasında; farklı ölçeklerde toplam 800 şirketin faaliyet göstermesi, uzun vadede doğrudan ve dolaylı etkileriyle beraber 26 binden fazla istihdam oluşturulması ve 15-20 milyar TL GSYİH yaratabilecek bir kapasite oluşması hedeflenmektedir.

Bu doğrultuda; Hyundai, LG, SK, Hanwha, Daelim, Samsung Electronics gibi değerli firmaların da İZTÜ’ de yer almaları ve araştırma merkezi kurmaları, İZTÜ’ nün vizyonuna hizmet edecek çok önemli bir husustur.

NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI YETİŞTİRİLMESİ

Bakanlığımızın 4. Sanayi Devrimi çerçevesinde; ülkemiz ekonomik ve sosyal gelişimine ivme kazandırmak amacıyla hazırladığı bilim, teknoloji ve sanayi politikaları doğrultusunda, ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağını belirlemek ve yetiştirilmesine yönelik ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içerisinde programlar geliştirerek, uygulanmasını koordine etmek üzere 28.02.2017 tarihli Bakanlık Makam Oluru ile Bilim, Teknoloji ve Sanayi Eğitimi Dairesi kurulmuştur. Söz konusu dairenin temel görev ve sorumlulukları;

  • Sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağı niteliklerini sektörel bazda ortaya koyacak çalışmalar yapmak,
  • Bilim, teknoloji ve sanayi politikaları doğrultusunda, ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içerisinde eğitim programları geliştirmek ve uygulanmasını sağlamak,
  • Ara eleman, tekniker ve teknisyen yetiştirmek için Milli Eğitim Bakanlığı; mühendislik ve temel bilimler alanlarında insan kaynağı yetiştirmek için ise Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler ile işbirliği içerisinde çalışmalar yapmak,

şeklinde belirlenmiş olup, bu kapsamda 2017 yılından itibaren gerçekleştirilen faaliyetler aşağıda yer almaktadır:

OSB’ lerde Yer Alan Teknik Kolejler Özelinde Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü :

  • Ülkemizin rekabet gücü ile refahını artırmak ve sürekli kılmak için; daha yenilikçi, ileri teknolojili ve yüksek katma değerli bir üretim yapısına geçişte zaruri olan mesleki eğitim sistemimizi güçlendirmek ve geliştirmek amacıyla, 29 Mart 2017 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında “300 OSB’ye 300 Teknik Kolej” sloganıyla “Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü” imzalanmıştır. Protokole istinaden Organize Sanayi Bölgeleri’nde teknik kolejlerin kurulumu ile ilgili farkındalığın artırılması amacıyla toplantılar düzenlenmiş olup, bu çalışmalar neticesinde 2017 yılı içinde Aksaray, Bursa Kestel, Kayseri, Kırşehir, Manisa (2.etap), Şırnak, Afyonkarahisar, Antalya ve Tokat OSB’ lerde olmak üzere MEB eğitim bursu destekli 9 adet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (Teknik Kolej) kurulmuş ve toplam sayı 35’e ulaşmıştır. 2018 yılı için OSB’ler içerisinde teknik kolejlerin açılması konusunda faaliyetlere devam edilmektedir.
  • OSB’ler, TGB’ ler ve AR-GE Merkezleri’nde yer alan firmalarla yapılan görüşmeler neticesinde, sanayinin dijital dönüşümü gerçekleştirebilmesi için gerekli olacağı değerlendirilen Bilişim Teknolojileri alanının da MEB tarafından Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nde desteklenen alanlar içine alınması için çalışmalar yürütülmüştür. Bu doğrultuda, Bilişim Teknolojileri alanı, 04.08.2017 tarihli ve 30144 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan tebliğ ile OSB’ler içinde yer alan okullarda desteklenmeye başlanmıştır.
  • Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığı ve sektörden uzmanların ortak çalışmasıyla; mesleki ve teknik liselerde okutulan Bilişim Teknolojileri alanı müfredatının, dijitalleşmenin gereksinimleri ve yeni teknolojiler doğrultusunda güncellenmesine yönelik çalıştaylar ile müfredat düzenleme çalışmaları koordine edilmiştir.

Çalışma sonunda ortaya çıkacak yeni müfredatta, Bilişim Teknolojileri alanında öğrenim gören öğrencilere;

  • Bulut bilişim teknolojisi,
  • Büyük veri tanımı,
  • Yapay zekâ tanımı kavramı ve kullanım alanları,
  • Elektronik ödeme sistemleri,
  • Bilgi güvenliği yönetimi,
  • Blok zincir teknolojisi ve ürünleri (kripto para vb.),
  • Bilişim hukuku

başlıklarında dersler verilmesi konusu düzenlenmiş olup, 2018-2019 yılı eğitiminde uygulanabilmesi için Talim Terbiye Kurulu onayına sunulmuştur.

  • 7033 sayılı “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 48. maddesinde yer alan kredi ve kredi faiz desteğinin OSB’lerde kurulacak Teknik Kolej Projeleri kapsamında kullandırılabilmesi için ikincil mevzuat çalışmaları, ilgili Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülmektedir.
  • OSB yönetiminin de işin içerisinde olacağı işletme modeli ile 2018 yılı içerisinde teknik kolej açmak isteyen OSB’lerin bakanlığımıza başvuru yapmaları için koordinasyon çalışmaları yürütülmüş, ayrıca OSB’lerden gelen talepler eğitim kapasitesi açısından değerlendirilmiş ve yatırım programına alınması için koordinasyonları sağlanmıştır.
  • Kamuoyunda öğrenci ve velilere yönelik teknik kolejlerin sunduğu imkânların tanıtılması ve farkındalık oluşturulması amacıyla kamu spotu ve web sitesi (wteknikolej.com) hazırlanarak yayın kuruluşlarına gönderilmiştir. Söz konusu kamu spotu, ulusal TV kanallarında yayımlanmakta olup, teknik kolejler konusunda sosyal medyada da farkındalık artırmak için strateji geliştirme çalışmalarına devam edilmektedir.
  • Mesleki eğitime yeni bir anlayış getiren teknik kolejler ile değişen şartlara ve gelişen teknolojiye göre, Organize Sanayi Bölgeleri’nde mevcut sektörlere yönelik olarak atölye ve laboratuvar öğretmenlerine işbaşı eğitimleri verilmesi planlanmıştır. Kalifiye öğretmen kadrosunun görevlendirileceği teknik kolejlerde icra edilecek teorik ve pratik eğitim programları sayesinde, ülkemizin teknoloji üretiminde hedeflenen hamleyi yapabilmesi için sanayimize yüksek teknoloji enjekte edilmesine, bilimden teknolojiye, teknolojiden sanayiye girdi sağlanmasına ve ülkemizin teknoloji üretme kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayacak nitelikli ara eleman yetiştirilmesi hususunda Milli Eğitim Bakanlığımız ile koordinasyon çalışmalarına devam edilmektedir.

OSB’lerde Yer Alan Meslek Yüksek Okulları Kapsamında Yapılan Çalışmalar

  • Organize Sanayi Bölgeleri içerisinde yer alan Meslek Yüksekokulu sayısının artırılması amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında 7033 sayılı Kanunun 15. Maddesinde;

“Organize Sanayi Bölgeleri’nde kurulan Meslek Yüksekokulları için öğrenci başına ilgili yükseköğretim kurumlarına, Yükseköğretim Kurulu bütçesine bu amaçla tahsis edilen ödenekten eğitim desteği yapılabilir.” düzenlemesi      yapılmıştır.

  • Bu kapsamda Meslek Yüksekokulları’ nın OSB’lerde açılması teşvik edilerek, Meslek Yüksekokulları’ nda yetişen insan kaynağı profilinin sanayi ve iş dünyası ile daha sıkı ilişki içinde olması, dolayısıyla işgücü verimliliğinin artırılması hedeflenmektedir.
  • Yine bu çalışma doğrultusunda YÖK tarafından OSBlerde yer alan 8 MYO’ ya (Çukurova Üniv.,Eskişehir Osmangazi Üniv., Fırat Üniv., Gazi Üniv., Gaziantep Üniv., Hacettepe Üniv. (2 MYO), Ondokuz Mayıs Üniv.) 8 Milyon TL kaynak aktarılmıştır.

Mühendislik ve Fen Bilimleri Alanlarında 7+1 Çalışmaları:

  • Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, YÖK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, TOBB, OSB’ler, OSBÜK ve üniversiteler işbirliği ile yapılan çalışmalar neticesinde, 1 Temmuz 2017 tarihinde Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 7033 sayılı Kanun kapsamında (Madde 19) üniversitelerin mühendislik ve fen bilimleri alanlarında eğitim alan son sınıf öğrencilerinin, son yıl 1 dönemlerini sanayide işyerinde eğitime ayırabilmelerine yönelik(7+1) düzenlemeler getirilmiştir.(7+1) düzenlemesi ile mühendislik branşlarında teori ve pratiğin birlikte verilmesi ve yeni mezun mühendislerin zaman kaybı olmadan uyumlu bir şekilde işe başlamaları hedeflenmektedir. Gazi Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi tarafından uygulanmakta olan sistemin yaygınlaştırılması için, başvuru yapan üniversitelerin değerlendirmeleri YÖK tarafından yapılmaktadır.
  • Yine aynı kanun kapsamında, Organize Sanayi Bölgeleri içerisinde Teknik Kolej ve Meslek Yüksekokulu (MYO) kurulması halinde, alt yapı desteği ve MYO’ larda eğitim görecek öğrencilerin burs ücretlerinin devlet tarafından karşılanması planlanmaktadır.

Sanayiye Yönelik Yüksek Lisans ve Doktora Programlarının Oluşturulması:

  • Sanayinin dijital dönüşümü çerçevesinde ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli elemanların yetiştirilmesi için sanayide çalışanlara yönelik endüstriyel yüksek lisans ve mühendislik doktora programları açılması yönünde YÖK ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı işbirliğinde çalışmalar yürütülmektedi

Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu tarafından 2017’de başlatılan, devlet üniversitelerindeki 100 temel alanda 2000 doktora öğrencisine yönelik “100/2000 YÖK Doktora Burs Desteği” konu başlıklarına ilave olarak yeni dönemde Veri Analitiği, Yapay Zekâ, Bilim ve Teknoloji Politikaları, Tedarik Zinciri Yönetimi, Ar-Ge Yönetimi alanlarında da çağrıya çıkılması sağlanmıştır.

Sanayinin İhtiyaç Duyduğu İşgücü Nitelikleri Anket Çalışması ve Çalıştayı

Dünyada teknoloji alanındaki yeni gelişmeler ışığında Türkiye’de sanayi sektöründeki istihdam edilen işgücünün nitelik açısından değerlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan insan kaynağının belirlenmesi amacıyla,

  • Küreselleşen dünyada iş gücü piyasaları, değişen iş gücü nitelikleri ve önemi azalacak meslekler araştırılmış,
  • Sanayinin ihtiyaç duyduğu işgücü niteliklerinin belirlenmesi için Türkiye genelinde 856 firma ile online anket yapılmış ve mevcut çalışanların (beyaz ve mavi yakalı) meslek profili tespit edilerek açık pozisyonlara temininde güçlük çekilen mesleklere ilişkin değerlendirmeler alınmış,
  • Sanayi, eğitim ve kamu temsilcilerinin katılımı ile çalıştay yapılarak nitelikli işgücünün geliştirilmesi için öneriler toplanmış,
  • Yapılan çalışmalar ışığında bir yol haritası oluşturulmuştur.
SEM’lerle İmzalanan İşbirliği Protokolü:

Katma değeri yüksek ürün tasarımının yapılması, teknolojinin geliştirilmesi ve seri üretime aktarılması yetkinliğinin kazanılması açısından, araştırma-geliştirme faaliyetlerinde görev alacak işgücü niteliklerinin geliştirilmesi son derece önemlidir. Bu anlamda;

  • Bakanlığımızca Ar-Ge ve Tasarım Merkezi olarak ilan edilmiş firmalara ve
  • Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde faaliyet gösteren firmalara

istihdam ettikleri personelin niteliğinin geliştirilmesi için ne tür eğitimlere ihtiyaç duydukları sorulmuş, gelen geri dönüşler doğrultusunda ihtiyaçlar;

  • Proje Yönetimi
  • Ar-Ge, Teknoloji ve İnovasyon Yönetimi
  • Bilgi Teknolojileri Yönetimi

Başlıkları altında toplanmıştır. Bu ihtiyaçları karşılayacak eğitimlerin verilebilmesini sağlamak için, üniversitelerimiz ile görüşmeler yapılmış ve yukarıda anılan başlıklarda eğitim modülleri oluşturulmuştur. Bu eğitim modüllerinin ilk etapta açıklanan 10 araştırma üniversitesi ile 5 aday üniversitenin bünyesindeki Sürekli Eğitim Merkezleri’nde verilmesi kararlaştırılmıştır. Programların uygulanmasından sonra geri dönüşler dikkate alınarak yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.

[1] https://kusip.gov.tr/kusip/views/calismaGrubuDokumanlar.htm?sno=1&s=&liste=1&cgId=48&kId=62

[2] https://kusip.gov.tr/kusip/views/calismaGrubuDokumanlar.htm?cgId=63&kId=182

Bir önceki yazımız olan 2018’in Teknolojinin Gündem Konuları başlıklı makalemizde 2018’in Teknolojinin Gündem Konuları, Akıllı Interaktif Dokümanlar ve Basılı Elektronikler (Printed Electronics) hakkında bilgiler verilmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here